![]()
Nuri ERCAN
nurihatem@gmail.com
Tîn Peşinde İncir Tadında İki Hikâye
21/05/2025
Köfteden sonra başka bir yemek gelmeyince Hoca istemeye istemeye sofradan kalkar. Biraz sonra ev sahibi, Hoca’nın asık suratına bakarak: — Hocam, buyur bir aşr-ı şerif oku! der. Hoca itiraz etmeden eûzü besmele çekip: “…Ve’z zeytûni ve Tûrisînîne ve hâzel beledil emîn…” biçiminde Tîn Suresi’nin ilk ayetini okumaya başlar. Arkadaşı garip bir durum olduğunu fark eder, ses çıkartmaz. Hoca “Sadakallahu’l Azîm” dedikten sonra: — Hocam, inciri unuttun mu yoksa? der. — Asıl sen unuttun komşu, ben sadece hatırlattım, diye cevap verir Hoca. Gülüşmeler eşliğinde incir (tîn) tatlısı gelir, tabaklar şenlenir. Kuru yemişçiye girerken hatırladığım hikâyenin etkisiyle içeri girer girmez sordum: — Burada “tîn” var mı? Çalışan bana baktı, sonra tavana baktı. — Abi, “tîn” nedir? — Çerez, dedim. — Nasıl bir çerez? — İşte bunlar gibi, deyip önümüzdeki çerez vitrinini gösterdim. Eleman diğer elemana sordu, o da hemen telefona sarıldı. Dua gibi fısıldadı: — “Tîn nedir?” diye. Biraz sonra döndü: — Abi, her şeyin özüymüş. — Yok, dedim. Yanlış! Sakallı bir genç atıldı: — Bu olsa olsa Arapların çerezidir. — Ben çerez diyorum, sen millet kavgası başlatıyorsun! Her anlamadığın şeyi Araplara yamamak doğru mu! dedim. Çocuk yan yan baktı. Arkamdan geçen çarşaflı bir kadın olaya dâhil olmakta gecikmedi. — Bu adam yabancı mı? Kadına aldırmadım. — Şefinizi çağırın, dedim. Şefi çağırıp durumu anlattılar. Şef: — Valla bilmiyorum. Bizde “tîn” diye bir çerez yok, dedi. — Kur’an okumadınız mı hiç? dedim. — Okuduk abi, dedi genç kız. — “Ve’z zeytûni” ne olabilir? Sakallı yine atıldı: — Zeytin abi... — O ikinci kelime, dedim. Peki, birincisi olan “Ve’t-tîni” ne olabilir? Şef, şefliğinin gereği olarak yavaşça: — Hıı… Peynir olabilir. Gülemedim. İçimden: “Ah Hoca, ah! Sen şakasına unutursan tîni; torunların hepten unutur dîni,” dedim. Önümdeki inciri işaret ettim: — “Tîn” bu! Yani incir, dedim. Kızlardan birisi tekrar telefona sarıldı. Yüzü güldü: — Kız Ayşe, Kur’an’da Tîn Suresi bile varmış, dedi. Yazar Hakkında Nuri ERCAN |
|
|
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
| Okuyoruz ama Nasıl? - 03/01/2026 |
| Sonradan hidayete erenler ya da tevbe ederek sırat-ı müstakim’e avdet edenlerin Kur’an’a bakış açıları ile muhafazakâr çevrelerde yetişenlerin bakış zaviyeleri birbirinden çok farklı. |
| Papaz Malthus'un Dolmuşuna Binmek - 11/11/2025 |
| Sahip olduğumuz maddi nimetleri paylaşmamak, muhtaç olanları görememek de açlık korkusunun bir kademe ilerisi olan fakirlik korkusuna terfi etmiş hâli değil midir? |
| Muhtaç Olduğunu Bilmemek - 04/09/2025 |
| Bizlerin en çok huzur içerisinde olduğu dönemler, hiç kuşkusuz çocukluk dönemleridir. Geçim telaşesi nedir bilinmez. Dünya endişesi hiç yok gibidir. |
| Muhammed Cöneli - 19/07/2025 |
| Koca mücahit karşımdaydı. Cihat denince ilk akla gelen bir milletin evladı, yürüyen bir heykel gibiydi. Muhammed Cöneli, belki de çamurdan yapılmış evlerin dizildiği bir köyde doğmuştu. |
| Traverten Tehlikesi - 19/06/2025 |
| Kur’an’ın teklif ettiği insan modeli, Nevşehir’in Peri Bacaları gibidir. Dıştan bakıldığında sade ve yumuşaktır, içindeyse sıcak bir dünya taşır. |
| Asıl - 18/04/2025 |
| Yol boyunca asıldan işaretler de göreceğiz. Bu, aslın aslını bulmamıza yardımcı olacaktır. Aslın aslına “hakikat” denir. |
| İndik Pazara - 17/03/2025 |
| İnsan, hayatta pek çok şey elde etmek için ölümüne çabalar; eğitim alır, meslek edinir, mal biriktirir ve geleceğini planlar. Ancak, ecel gelip çattığında, tüm bu birikimler geride kalır. |
| Kalabalık Yalnızlık - 21/02/2025 |
| Bir köy nüfusunu barındırabilecek kapasiteye sahip apartmanlarda yaşayanlar, bir adım uzaktaki komşusunu tanımıyor. Akıllı kapı zillerimiz, güvenlik kameralarımız var ama komşumuzun ismini bilmiyoruz. |
| Sınırsızlık Dini - 28/01/2025 |
| Sahte dinlerin daileri vardı. Şimdi bütün herkes, bir başkası için modern sahte din daisi konumunda olabileceğinin farkında olamıyor. |
Devamı |