![]()
Emin ŞEKERCİ
zeminsekerci@gmail.com
"Din" Yalanı
27/12/2025
Muazzam bir metanın içerisinde, hakikatin uzağında, tarihimizin sembolik olarak en “etkili”, en “sesli”, en “iddialı” dindarlığını yaşıyoruz. Camilerimiz ihtişamlı, cemaatimiz imtiyazlı, söylemlerimiz hamasi… Şartların hepsini “pekiyi” dereceyle tamamlamış bir toplum manzarası var karşımızda. Fakat bu görkemli tablonun arkasındaki hakikat perdesini kaldırdığımızda, burnumuza keskin bir çürüme kokusu geliyor. Kabul edelim; dini, ruhumuzu arından bir pınar olmaktan çıkarıp, dünyevi iktidarımız için bir kalkan haline getirdik. İşin en trajik yanı; siyaset meydanlarının, kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’i bir propaganda broşürü gibi kullanma cüretidir. Kürsülerde, mitinglerde, ekranlarda ellerine aldıkları kitabı havaya kaldırıp kitlelere göstermek; inanç beyanı değil, maalesef bir pazarlama stratejisidir. Kur’an-ı Kerim meydanlarda sallansın diye değil, kalplere işlensin, akıllara yön versin ve adaleti tesis etsin diye inmedi mi? İçindeki ‘‘adalet, liyakat, kul hakkı’’ hükümlerini görmezden gelerek sözde dindar halleriniz, dini siyasete meze yapmak değil midir? Elinde tuttuğu Kur’an kimseyi ahlaklı kılmaz. Tarih ellerinde ki kutsal metinlerle zulmedenlerle, dillerinde ki ayetlerle hak yiyenlerle dolu değil mi? Halkın önünde oynanan bu etkileyici tiyatro, Allah’ın kelamını beşeri bir iktidar oyununun reklam malzemesi haline getirmez mi? Tüm bunlar Allah’a, dine, topluma karşı yapılabilecek en büyük saygısızlıktır. Siyasetten ticarete, bürokrasiden sivil topluma kadar her alanda, dinin o kuşatıcı referanslarını, kişisel menfaatleri meşrulaştıran bir sertifika olarak kullanıyoruz. ‘‘Alnı secde görüyor’’ cümlesi, o kişinin emin, güvenilir ve adil olduğunun kanıtı sayılmıyor artık. Çünkü biz, ibadetin estetiğine verdiğimiz önemi, ahlakın inşasına vermedik. Atamaların, iltimasların, sözde referansların ve güç devşirmelerin gölgesinde kalan din; bir referans mektubuna, aidiyet rozetine indirgendi. Oysa İslam, bir rozet değil, sağlam, karakterli, korkusuz bir duruştur. Bir insan hem namaz kılıp, hem yalan söyleyebiliyorsa; hem elinde Kur’an tutup, haram kılınan haksızlıkları yapabiliyorsa; orada dinden değil, korkunç bir ‘‘din yalanından’’ bahsetmek zorundayız. Bu, Allah’ı kandırmak değil, Allah ile toplumu kandırmaktır. Bu zihniyet günümüzde dini, cami avlularına ve miting meydanlarında yeşeren bir seremoniye çevirdi. Unutulan çok önemli bir şey var; Peygamber Efendimiz (s.a.v), kendisine henüz peygamberlik verilmeden önce, putperest, sapkın bir toplumda dahi ‘‘el-Emin’’ sıfatıyla anılıyordu. Bugün bizler, iman ettiğimizi iddia ettiğimiz toplumda bu güven ortamını oluşturamıyorsak, şapkamızı önümüze koyup düşünmek zorundayız. Dinin özü; sarıkta, cübbede veya siyasi kürsüde sallanan kitapta değil; adalette, merhamette, liyakatte ve söze sadık olmaktadır. Din; incinsen de incitmemek, Dicle kenarında kurdun hesabını, kendi şahsi ikbalinden önde tutmaktır. Bu neticeyle, dini terk edip ateizme, deizme yönelen gençleri suçlamayı, ötekileştirmeyi bırakalım. Onlar dine değil, dini bir ‘‘kalkan’’ gibi kullanan, ellerindeki Kur’an’la her türlü ahlaki erozyonu meşrulaştıran o tutarsızlığa tepkililer. Onlar dinden değil, vitrini Kâbe gibi gözüken, içi dünya olan bu ikiyüzlü ticaretten kaçıyorlar. Eğer gerçekten ‘‘din’’ davanız varsa; o mübarek kitabı siyasetin mezesi, ticaretin sermayesi yapmaktan vazgeçin. Onu hayatın merkezinde, nazargah-ı ilahinin içinde taşıyın. Yol belli: "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol." Göründüğün gibi değil... Yazar Hakkında Emin ŞEKERCİ |
|
|
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
| Leyla’sı Yok Diye Mecnun da ‘‘Leyla’’ - 06/01/2026 |
| Eskilerin hikayesinde Mecnun, Leyla’nın peşinden giderken hakikati bulur, uyanır ve erenler kervanına dahil olurdu. Şimdi senaryo değişti. |
| Bir Çocuk İncinmesin Diye: 3 Şehit! - 30/12/2025 |
| Bu akşam o üç evde sofra kurulmadı, o üç evin ışıkları sönmedi… O şehidin kızı soracak; ‘‘Anne babam eve neden gelmedi?’’ ne diyecek o anne? |
| Mehmet Akif’in Kirli Çamaşırları - 22/12/2025 |
| Gündüzleri ‘‘Safahat’’ dizeleri okuyan sözde büyük adamlar, geceleri dibine kadar ‘‘Sefahat’’ batağına batmışsa, burada çürüyen sadece bir şahıs değil, o şahsın temsil ettiğini iddia ettiği değerlerdir. |
| “Bizim Kız Daha Okuyor” mu? - 18/12/2025 |
| Siz evlatlarınızı evde ana kuzusu diye severken, o kuzu dışarıda kurtlar sofrasında dolaşıyor, haberiniz var mı? |
| Ne Olacak Bu İhtiyarların Hali? - 10/12/2025 |
| Tabi ki bu soru rahatımızı bozacak, konforumuzu sarsacak. Çünkü sanık sandalyesinde gençleri görüyor olmanın, elinize aldığınız yargıç tokmağını özgüvenle masaya vurmanın alışkanlığı içerisindesiniz. |
| İznik Şifresi ve Devlet Aklı: Papa 14. Leo - 03/12/2025 |
| Geçtiğimiz hafta, Türkiye sadece dini bir lideri ağırlamadı, yüzyıllık hesaplaşmaların, dünya üzerinde devam eden savaşların gölgesindeki jeopolitik satrancın ve Yeni Türkiye’nin diplomatik gündeminin tam ortasında yer aldı. |