• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/alemdardernegi
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905326474501
  • https://www.twitter.com/alemdardernegi
  • https://www.instagram.com/alemdardernegi
  • https://www.youtube.com/alemdardernegi

    • TEMSİLCİLER TOPLANTIMIZ YAPILDI
    • ALEMDAR İmam Hatipliler Derneği 1’inci Genişletilmiş Temsilciler toplantımızı gerçekleştirdik.
Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
Site Menüsü

Bu Alana Reklam Vermek İçin Tıklayın

Adem ÇATAK
ademcatak@gmail.com
İbadette Kalite
01/01/2026

 


İbadette Kalite 

Bismillahirrahmanirrahim.

Rahman olan Allah’ım! Hamdim sanadır, senâm sana. Muhabbetim sana yöneliktir, teslimiyetim sana. Kulluğumun zaafını acziyetime atfet. Beni affet.

Gözümüzün aydınlığı, güneşimiz, sebeb-i necat ü vuslatımız, seçilmişlerin en seçkini Rasulullah Efendimize gönüller dolusu salatlar ve selamlar olsun. O gönüller ki “Yere göğe sığmadım, mümin kulumun gönlüne sığdım.” sırrına mahzar olmuştur.

Muhterem kardeşler,

İbadet kulluk demektir. Rabbi tanıyan Ona ibadet edebilir. İbadet edemeyenin irfanı yoktur. İbadet irfan nispetindedir. Kul, kulluğunu idrak edemeden Rabbin Rabliğini   idrak edemez. İrfandan yoksun kalır.

İbadet, hayatı hayır üzere yaşamak demektir. Bütün bir hayatı ilâhi çizgi (sırat-ı müstakîm) üzerine ikame etmektir.

 

İbadette Kalite

İbadette kalite kavramı Müslümanların üzerinde önemle durmaları gereken bir konudur. Çünkü kalitesiz ibadet Rabbimiz tarafından kabul edilmeyecektir. Bu hususa delil olarak Kabil’in kurbanının kabul edilmeyişini gösterebiliriz. Habil en güzel koyununu getirmişti. Kabil ise yetiştirdiği ürünlerin en kötüsünü.

“Onlara Âdem'in iki oğluyla ilgili haberi hakkiyle oku. Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen, ötekine:) Seni öldüreceğim” demişti. Diğeri ise şöyle demişti: “Allah, yalnız kendisinden korkanlardan kabul eder.” Maide, 27

İbadetin kalitesinden bahsedebilmek için bazı şartlar vardır.

İlk şart imandır. İnanmayanın ibadeti makbul de değildir kaliteli de. İbadetin kalitesi inancın kuvveti nispetindedir.

“Kim faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan umarak Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.” Buhari, savm. 6.

Kimin inancı daha gür ise ibadeti o kadar kavi, fazileti ve derecesi de o oranda üstün olacaktır.

İbadette kalitenin ikinci şartı ihlastır. İhlas, yapılanın sadece Allah rızası için yapılmasıdır.

Efendimiz ibadetin bu yönüne şu ibretli olayı anlatarak dikkat çeker:

“Kı­ya­met gü­nü he­sâ­bı ilk gö­rü­le­cek ki­şi, şehit düş­müş bir kim­se olup hu­zu­ra ge­ti­ri­lir. Al­lâh Te­âlâ, ona ver­di­ği nî­met­le­ri ha­tır­la­tır, o da ha­tır­lar ve bun­la­ra ka­vuş­tu­ğu­nu îti­raf eder. Ce­nâb-ı Hak:

«– Pe­ki bun­la­ra kar­şı ne yap­tın?» bu­yu­rur. O kim­se:

«– Şehit dü­şün­ce­ye ka­dar Sen’in uğ­run­da cihat et­tim.» di­ye ce­vap ve­rir. Ce­nâb-ı Hak:

«– Ya­lan söy­lü­yor­sun. Sen, “ne kah­ra­man adam de­sin­ler” di­ye sa­vaş­tın, o da de­nil­di.» bu­yu­rur. Son­ra em­r o­lu­nur da o ki­şi yü­züs­tü ce­hen­ne­me atı­lır.

Bu de­fa ilim öğ­ren­miş, öğ­ret­miş ve Kur’ân oku­muş bir ki­şi hu­zû­ra ge­ti­ri­lir. Al­lâh Teâlâ ona da ver­di­ği nî­met­le­ri ha­tır­la­tır. O da ha­tır­lar ve îti­râf eder. Ona da:

«– Pe­ki bu nî­met­le­re kar­şı­lık ne yap­tın?» di­ye so­rar. O ise:

«– İlim öğ­ren­dim, öğ­ret­tim ve Sen’in rı­zân için Kur’ân oku­dum.» ce­vâ­bı­nı ve­rir.  Ce­nâb-ı Hak:

«– Ya­lan söy­lü­yor­sun. Sen, âlim de­sin­ler di­ye ilim öğ­ren­din, ne gü­zel oku­yor desinler di­ye Kur’ân oku­dun. Bun­lar da senin hak­kın­da söy­len­di.» bu­yu­rur. Son­ra em­r  o­lu­nur, o da yü­züs­tü ce­hen­ne­me atı­lır.

(Da­ha son­ra) Al­lâh’ın ken­di­si­ne her çe­şit mal ve im­kân ver­di­ği bir ki­şi ge­ti­ri­lir. Allâh Te­âlâ ver­di­ği nî­met­le­ri ona da hatırla­tır. O da ve­ri­len nî­met­le­ri ha­tır­lar ve îti­râf eder.  Ce­nâb-ı Hak:

«– Pe­ki ya sen bu nî­met­le­re kar­şı­lık ne yap­tın?» bu­yu­rur. O şa­hıs:

«– Ve­ril­me­si­ni sev­di­ğin, râ­zı ol­du­ğun hiçbir yer­den esir­ge­me­dim, sa­de­ce se­nin rı­zâ­nı ka­zan­mak için ver­dim, har­ca­dım.» der. Hak Te­âlâ:

«– Ya­lan söy­lü­yor­sun. Hâlbuki sen, bü­tün yap­tık­la­rı­nı ne cö­mert adam de­sin­ler di­ye yap­tın. Bu da se­nin için zâ­ten söy­len­di.» bu­yu­rur. Em­r o­lu­nur, bu da yü­züs­tü ce­hen­ne­me atı­lır.” (Müs­lim, İmâ­re, 152)

Yine Peygamber Efendimiz (s.): “Al­lâh Te­âlâ, si­zin be­den­le­ri­ni­ze ve görünüşlerinize de­ğil, an­cak kalplerinize ba­kar.” (Müs­lim, Birr, 33) buyurarak kaliteli ibadetin kalbin ibadete katılması ve ihlastan geçtiğini vurgulamıştır.

İbadette kalitenin üçüncü şartı ihsandır. İhsan, ibadeti Rabbe beğendirmeye çalışmaktır. “İhsan nedir?” sorusuna Efendimiz (s.): “Allah’ı görüyormuşçasına O’na ibadet etmendir. Her ne kadar sen O’nu göremiyorsan da O seni görüyor.” buyurarak karşılık vermiştir.

İbadette kalitenin dördüncü şartı devamlılıktır.

Peygamber Efendimiz (s.): “Amellerin Allah’a en sevimlisi az da olsa devamlı olandır.”  buyurmuştur. Devamlılık bir işin niçin yapıldığının idrakinde olunduğunu gösterir. İbadette devamlılık ise samimiyetin ifadesidir.

 

Namazda kalite

İbadetler içinde namazın yeri bir başkadır. Namaz müminin miracıdır vuslatıdır. Dünyada yaşanan cennetî anlar hep namazdadır. Namaz gözümüzün nuru gönlümüzün ışığıdır. Bütün bunlara rağmen namaz, kalitesiz namazlarda vardır. Bu hususta Peygamberimiz (s.):

“Nice gece namazı kılanlar vardır ki onların kıldıkları namazdan nasipleri uykusuz kalmaktan ibarettir.” Ahmed b. Hanbel 2. 373.

Yine “Bir kim­se na­maz kı­lar; fa­kat namazı­nın ya­rı­sı, üç­te bi­ri, dört­te bi­ri, beşte bi­ri, al­tı­da bi­ri, ye­di­de bi­ri, se­kiz­de bi­ri, do­kuz­da bi­ri hat­tâ an­cak on­da bi­ri ken­di­si için ya­zı­lır.” (Ah­med b. Han­bel, Müs­ned, IV, 321) buyurmuştur.

Adab ve erkanına riayet edilmeden, kalbi hissediş olmadan kılınan namazların kalitesinden söz edemeyiz.

Rabbimiz namazın faydası sadedinde:

“... Mu­hak­kak ki na­maz, ha­yâ­sız­lık­tan ve kö­tü­lük­ten alı­ko­yar...” (el-An­ke­but, 45) buyurur. Namaz kıldığı halde kötülüklere devam eden bir Müslüman namazının kalitesini masaya yatırmak zorundadır. Aksi halde şu itab-ı ilahî ile yüz yüze gelmesi kaçınılmaz olacaktır.

“Ya­zık­lar ol­sun o na­maz kı­lan­la­ra ki, on­lar na­ma­zı gâ­fi­lâ­ne kı­lar­lar.” (el-Mâ­ûn, 4-5)

Namazı kaliteye kavuşturmak kurtuluşu-muzun vesiledir.

 “(An­cak) na­maz­la­rın­da hu­şû sâ­hi­bi olan mü­min­ler ger­çek­ten kur­tu­lu­şa er­miş­tir...” (el-Mü’­mi­nûn, 1-2)

Namazda kalitenin devamdan geçtiğini bimek gerekir. Bir başlanıp bir bırakılan bazen unutulup bazen hatırlanan, iyi hallerde eda, zor zamanlarda feda edilen namazlar kaliteden uzak namazlardır.

“Ve on­lar ki, na­maz­la­rı­na de­vam eder­ler.” (el-Mü’­mi­nûn, 9) bu­yu­rur.

Haz­ret-i Mev­lâ­nâ bu âyet-i ke­rî­me hakkında zâ­hi­rî mâ­nâ­ya ilâ­ve­ten bir de işârî ola­rak;

“Na­maz­dan son­ra da na­maz­da­ki hâl­le­ri­ne de­vâm eder­ler.” bu­yu­rur ve şöy­le der:

“Bi­ze doğ­ru yo­lu gös­te­ren, bi­zi kö­tü­lük­ten alı­ko­yan na­maz, gün­de beş va­kit kı­lı­nır. Hâlbuki âşık­lar dâ­imâ na­maz­da­dır­lar. Zî­râ âşık­la­rın gö­nül­le­rin­de­ki aşk ve ci­ğer­le­ri­ni ka­vu­ran o ilâ­hî mu­hab­bet ne beş va­kit­le ya­tı­şır, ne de beş yüz bin va­kit­le ge­çip gider.”

İbâ­det­le­rin zâ­hi­rî kıs­mı­nı, münâfık başı Ab­dul­lâh bin Übey bin Se­lûl de ya­par­dı. Mes­cid-i Ne­be­vî’ye ge­lir ve Ra­sû­lul­lâh (s.) ’in ar­ka­sın­da şek­len na­maz kı­lar­dı. Yâ­ni ibâ­det­le­rin sû­ret kıs­mı­nı bir mü­nâ­fık bi­le ya­pa­bi­lir. Bu da gös­te­ri­yor ki; sırf şek­len ya­pı­lan ibâ­det­le­rin Al­lâh ka­tın­da hiç­bir değe­ri yok­tur. İbâ­de­tin mak­bûl ol­ma­sı, şekil ile rû­hun müş­te­rek­li­ği­ne bağ­lı­dır.

Ke­mâ­lât yo­lun­da iler­le­yen bir der­viş, ge­ce vak­ti mes­cit­te na­maz kı­lı­yor­du. Yağ­mur yağ­ma­ya baş­la­dı. Der­vi­şin gön­lü na­maz­da bir an için evi­ne yö­nel­di. O an­da için­den bir ses onu şöy­le uyar­dı:

“– Ey der­viş! Kıl­dı­ğın bu na­maz­la bi­zim için bir şey yap­mış ol­mu­yor­sun! Zî­râ sende­ki gü­zel ola­nı (gön­lü­nü) evi­ne gönder­din, bu­ra­day­sa be­de­ni­ni bı­rak­tın!..”

Bu yazımızda namazda kaliteden bahsettik. İnşallah başka yazılarımızda da diğer ibadetlerdeki kaliteden bahsedeceğiz.

Rabbimiz bizi kendine layık kullardan eylesin. Amin.

 


Yazar Hakkında


Prof. Dr. Adem ÇATAK

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi
İlahiyat Fakültesi
Temel İslam Bilimleri
Tasavvuf Ana Bilim Dalı Başkanı



175 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Namazın Ehemmiyeti - 03/12/2025
Hz. Peygamber’in son sözleri: “Namazlara dikkat ediniz. Namazlara dikkat ediniz ve köleler hususunda Allah’tan korkunuz!” oldu.
Sahabe'nin Kur'an Anlayışı - 01/11/2025
Sahabe, Kur’an’ı herhangi bir kitap olarak okuyarak değerlendirmesini yapmamıştır. Bu güzide nesil onun Allah’tan gelmiş Hak bir kitap olduğuna inanmışlardır.
Rasulullah'ın İzinde - 02/10/2025
İlahi cezbe çeker aşıkları Kabe’ye. Bir an olsun ayrılmak istemezler. Evin böyle ise zatın ne yüce. Cemalini likaya nasıl dayanır yürek. Beytinle kendinden geçen ruh nasıl tahammül eder Cemaline?
Hayvanat - 31/08/2025
Rabbimin rahmeti ve şefkati görünür hayvanlarda. Hayvanlar olmasaydı insanlar bir yerden bir yere nasıl gidecek, eşyalarını nasıl taşıyacaklardı?
Rahmet Tecellileri - 03/08/2025
"Rahmetim her şeyi kuşatmıştır.” fermanının sahibi olan Rabbimize ne kadar şükretsek, şükrünü eda edemeyiz.
Gece - 02/07/2025
“Rahmetinden geceyi ve gündüzü sizin için yaptı ki, hem içinde dinlenesiniz hem de çalışıp lütfundan isteyesiniz de şükredesiniz.”
Su - 01/06/2025
Ne ki canlıdır suya muhtaçtır. Su hangi ölüye ulaştı da onu diriltmedi? Ölü toprağı dirilten de ölü kalpleri dirilten de sudur.
Taş - 01/05/2025
Yoktan var edilişi en iyi taşlar anlatır. Hallak-ı Alîm’i yansıtır. Büyük bir kudretin nişaneleridir, kayalar taşlar. Kâdir olan Allah’ı gösterir.
Münacaat - 14/04/2025
Hamd ediyorum. Kitabının ilk cümlesi, cennetliklerin son cümlesiyle... Övgü sadece sanadır. Senden başka övülecek ne vardır. Övgü de senin öven de. Münezzehsin. Tenzihimizden de münezzeh. Sen nasıl övdünse kendini öylesin. Övgümden de münezzehsin.