![]()
Adem ÇATAK
ademcatak@gmail.com
İbadette Kalite
01/01/2026
Bismillahirrahmanirrahim. Rahman olan Allah’ım! Hamdim sanadır, senâm sana. Muhabbetim sana yöneliktir, teslimiyetim sana. Kulluğumun zaafını acziyetime atfet. Beni affet. Gözümüzün aydınlığı, güneşimiz, sebeb-i necat ü vuslatımız, seçilmişlerin en seçkini Rasulullah Efendimize gönüller dolusu salatlar ve selamlar olsun. O gönüller ki “Yere göğe sığmadım, mümin kulumun gönlüne sığdım.” sırrına mahzar olmuştur. Muhterem kardeşler, İbadet kulluk demektir. Rabbi tanıyan Ona ibadet edebilir. İbadet edemeyenin irfanı yoktur. İbadet irfan nispetindedir. Kul, kulluğunu idrak edemeden Rabbin Rabliğini idrak edemez. İrfandan yoksun kalır. İbadet, hayatı hayır üzere yaşamak demektir. Bütün bir hayatı ilâhi çizgi (sırat-ı müstakîm) üzerine ikame etmektir. İbadette Kalite İbadette kalite kavramı Müslümanların üzerinde önemle durmaları gereken bir konudur. Çünkü kalitesiz ibadet Rabbimiz tarafından kabul edilmeyecektir. Bu hususa delil olarak Kabil’in kurbanının kabul edilmeyişini gösterebiliriz. Habil en güzel koyununu getirmişti. Kabil ise yetiştirdiği ürünlerin en kötüsünü. “Onlara Âdem'in iki oğluyla ilgili haberi hakkiyle oku. Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen, ötekine:) Seni öldüreceğim” demişti. Diğeri ise şöyle demişti: “Allah, yalnız kendisinden korkanlardan kabul eder.” Maide, 27 İbadetin kalitesinden bahsedebilmek için bazı şartlar vardır. İlk şart imandır. İnanmayanın ibadeti makbul de değildir kaliteli de. İbadetin kalitesi inancın kuvveti nispetindedir. “Kim faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan umarak Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.” Buhari, savm. 6. Kimin inancı daha gür ise ibadeti o kadar kavi, fazileti ve derecesi de o oranda üstün olacaktır. İbadette kalitenin ikinci şartı ihlastır. İhlas, yapılanın sadece Allah rızası için yapılmasıdır. Efendimiz ibadetin bu yönüne şu ibretli olayı anlatarak dikkat çeker: “Kıyamet günü hesâbı ilk görülecek kişi, şehit düşmüş bir kimse olup huzura getirilir. Allâh Teâlâ, ona verdiği nîmetleri hatırlatır, o da hatırlar ve bunlara kavuştuğunu îtiraf eder. Cenâb-ı Hak: «– Peki bunlara karşı ne yaptın?» buyurur. O kimse: «– Şehit düşünceye kadar Sen’in uğrunda cihat ettim.» diye cevap verir. Cenâb-ı Hak: «– Yalan söylüyorsun. Sen, “ne kahraman adam desinler” diye savaştın, o da denildi.» buyurur. Sonra emr olunur da o kişi yüzüstü cehenneme atılır. Bu defa ilim öğrenmiş, öğretmiş ve Kur’ân okumuş bir kişi huzûra getirilir. Allâh Teâlâ ona da verdiği nîmetleri hatırlatır. O da hatırlar ve îtirâf eder. Ona da: «– Peki bu nîmetlere karşılık ne yaptın?» diye sorar. O ise: «– İlim öğrendim, öğrettim ve Sen’in rızân için Kur’ân okudum.» cevâbını verir. Cenâb-ı Hak: «– Yalan söylüyorsun. Sen, âlim desinler diye ilim öğrendin, ne güzel okuyor desinler diye Kur’ân okudun. Bunlar da senin hakkında söylendi.» buyurur. Sonra emr olunur, o da yüzüstü cehenneme atılır. (Daha sonra) Allâh’ın kendisine her çeşit mal ve imkân verdiği bir kişi getirilir. Allâh Teâlâ verdiği nîmetleri ona da hatırlatır. O da verilen nîmetleri hatırlar ve îtirâf eder. Cenâb-ı Hak: «– Peki ya sen bu nîmetlere karşılık ne yaptın?» buyurur. O şahıs: «– Verilmesini sevdiğin, râzı olduğun hiçbir yerden esirgemedim, sadece senin rızânı kazanmak için verdim, harcadım.» der. Hak Teâlâ: «– Yalan söylüyorsun. Hâlbuki sen, bütün yaptıklarını ne cömert adam desinler diye yaptın. Bu da senin için zâten söylendi.» buyurur. Emr olunur, bu da yüzüstü cehenneme atılır.” (Müslim, İmâre, 152) Yine Peygamber Efendimiz (s.): “Allâh Teâlâ, sizin bedenlerinize ve görünüşlerinize değil, ancak kalplerinize bakar.” (Müslim, Birr, 33) buyurarak kaliteli ibadetin kalbin ibadete katılması ve ihlastan geçtiğini vurgulamıştır. İbadette kalitenin üçüncü şartı ihsandır. İhsan, ibadeti Rabbe beğendirmeye çalışmaktır. “İhsan nedir?” sorusuna Efendimiz (s.): “Allah’ı görüyormuşçasına O’na ibadet etmendir. Her ne kadar sen O’nu göremiyorsan da O seni görüyor.” buyurarak karşılık vermiştir. İbadette kalitenin dördüncü şartı devamlılıktır. Peygamber Efendimiz (s.): “Amellerin Allah’a en sevimlisi az da olsa devamlı olandır.” buyurmuştur. Devamlılık bir işin niçin yapıldığının idrakinde olunduğunu gösterir. İbadette devamlılık ise samimiyetin ifadesidir. Namazda kalite İbadetler içinde namazın yeri bir başkadır. Namaz müminin miracıdır vuslatıdır. Dünyada yaşanan cennetî anlar hep namazdadır. Namaz gözümüzün nuru gönlümüzün ışığıdır. Bütün bunlara rağmen namaz, kalitesiz namazlarda vardır. Bu hususta Peygamberimiz (s.): “Nice gece namazı kılanlar vardır ki onların kıldıkları namazdan nasipleri uykusuz kalmaktan ibarettir.” Ahmed b. Hanbel 2. 373. Yine “Bir kimse namaz kılar; fakat namazının yarısı, üçte biri, dörtte biri, beşte biri, altıda biri, yedide biri, sekizde biri, dokuzda biri hattâ ancak onda biri kendisi için yazılır.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 321) buyurmuştur. Adab ve erkanına riayet edilmeden, kalbi hissediş olmadan kılınan namazların kalitesinden söz edemeyiz. Rabbimiz namazın faydası sadedinde: “... Muhakkak ki namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar...” (el-Ankebut, 45) buyurur. Namaz kıldığı halde kötülüklere devam eden bir Müslüman namazının kalitesini masaya yatırmak zorundadır. Aksi halde şu itab-ı ilahî ile yüz yüze gelmesi kaçınılmaz olacaktır. “Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, onlar namazı gâfilâne kılarlar.” (el-Mâûn, 4-5) Namazı kaliteye kavuşturmak kurtuluşu-muzun vesiledir. “(Ancak) namazlarında huşû sâhibi olan müminler gerçekten kurtuluşa ermiştir...” (el-Mü’minûn, 1-2) Namazda kalitenin devamdan geçtiğini bimek gerekir. Bir başlanıp bir bırakılan bazen unutulup bazen hatırlanan, iyi hallerde eda, zor zamanlarda feda edilen namazlar kaliteden uzak namazlardır. “Ve onlar ki, namazlarına devam ederler.” (el-Mü’minûn, 9) buyurur. Hazret-i Mevlânâ bu âyet-i kerîme hakkında zâhirî mânâya ilâveten bir de işârî olarak; “Namazdan sonra da namazdaki hâllerine devâm ederler.” buyurur ve şöyle der: “Bize doğru yolu gösteren, bizi kötülükten alıkoyan namaz, günde beş vakit kılınır. Hâlbuki âşıklar dâimâ namazdadırlar. Zîrâ âşıkların gönüllerindeki aşk ve ciğerlerini kavuran o ilâhî muhabbet ne beş vakitle yatışır, ne de beş yüz bin vakitle geçip gider.” İbâdetlerin zâhirî kısmını, münâfık başı Abdullâh bin Übey bin Selûl de yapardı. Mescid-i Nebevî’ye gelir ve Rasûlullâh (s.) ’in arkasında şeklen namaz kılardı. Yâni ibâdetlerin sûret kısmını bir münâfık bile yapabilir. Bu da gösteriyor ki; sırf şeklen yapılan ibâdetlerin Allâh katında hiçbir değeri yoktur. İbâdetin makbûl olması, şekil ile rûhun müşterekliğine bağlıdır. Kemâlât yolunda ilerleyen bir derviş, gece vakti mescitte namaz kılıyordu. Yağmur yağmaya başladı. Dervişin gönlü namazda bir an için evine yöneldi. O anda içinden bir ses onu şöyle uyardı: “– Ey derviş! Kıldığın bu namazla bizim için bir şey yapmış olmuyorsun! Zîrâ sendeki güzel olanı (gönlünü) evine gönderdin, buradaysa bedenini bıraktın!..” Bu yazımızda namazda kaliteden bahsettik. İnşallah başka yazılarımızda da diğer ibadetlerdeki kaliteden bahsedeceğiz. Rabbimiz bizi kendine layık kullardan eylesin. Amin. Yazar Hakkında Prof. Dr. Adem ÇATAK Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi |
|
|
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
| Namazın Ehemmiyeti - 03/12/2025 |
| Hz. Peygamber’in son sözleri: “Namazlara dikkat ediniz. Namazlara dikkat ediniz ve köleler hususunda Allah’tan korkunuz!” oldu. |
| Sahabe'nin Kur'an Anlayışı - 01/11/2025 |
| Sahabe, Kur’an’ı herhangi bir kitap olarak okuyarak değerlendirmesini yapmamıştır. Bu güzide nesil onun Allah’tan gelmiş Hak bir kitap olduğuna inanmışlardır. |
| Rasulullah'ın İzinde - 02/10/2025 |
| İlahi cezbe çeker aşıkları Kabe’ye. Bir an olsun ayrılmak istemezler. Evin böyle ise zatın ne yüce. Cemalini likaya nasıl dayanır yürek. Beytinle kendinden geçen ruh nasıl tahammül eder Cemaline? |
| Hayvanat - 31/08/2025 |
| Rabbimin rahmeti ve şefkati görünür hayvanlarda. Hayvanlar olmasaydı insanlar bir yerden bir yere nasıl gidecek, eşyalarını nasıl taşıyacaklardı? |
| Rahmet Tecellileri - 03/08/2025 |
| "Rahmetim her şeyi kuşatmıştır.” fermanının sahibi olan Rabbimize ne kadar şükretsek, şükrünü eda edemeyiz. |
| Gece - 02/07/2025 |
| “Rahmetinden geceyi ve gündüzü sizin için yaptı ki, hem içinde dinlenesiniz hem de çalışıp lütfundan isteyesiniz de şükredesiniz.” |
| Su - 01/06/2025 |
| Ne ki canlıdır suya muhtaçtır. Su hangi ölüye ulaştı da onu diriltmedi? Ölü toprağı dirilten de ölü kalpleri dirilten de sudur. |
| Taş - 01/05/2025 |
| Yoktan var edilişi en iyi taşlar anlatır. Hallak-ı Alîm’i yansıtır. Büyük bir kudretin nişaneleridir, kayalar taşlar. Kâdir olan Allah’ı gösterir. |
| Münacaat - 14/04/2025 |
| Hamd ediyorum. Kitabının ilk cümlesi, cennetliklerin son cümlesiyle... Övgü sadece sanadır. Senden başka övülecek ne vardır. Övgü de senin öven de. Münezzehsin. Tenzihimizden de münezzeh. Sen nasıl övdünse kendini öylesin. Övgümden de münezzehsin. |