• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/alemdardernegi
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905326474501
  • https://www.twitter.com/alemdardernegi
  • https://www.instagram.com/alemdardernegi
  • https://www.youtube.com/alemdardernegi

    • TEMSİLCİLER TOPLANTIMIZ YAPILDI
    • ALEMDAR İmam Hatipliler Derneği 1’inci Genişletilmiş Temsilciler toplantımızı gerçekleştirdik.
Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
Site Menüsü

Bu Alana Reklam Vermek İçin Tıklayın

Emin ŞEKERCİ
zeminsekerci@gmail.com
Leyla’sı Yok Diye Mecnun da ‘‘Leyla’’
06/01/2026





Leyla’sı Yok Diye Mecnun da ‘‘Leyla’’

Eskilerin hikayesinde Mecnun, Leyla’nın peşinden giderken hakikati bulur, uyanır ve erenler kervanına dahil olurdu. Şimdi senaryo değişti. Modern zamanın Mecnun’u yani bizler, bağlanacak hakikati, uğruna ömür tüketilecek gayeyi, bizi ayakta tutan o ilahi halatı kaybettiğimiz için; dengemizi yitirdik. Sarhoş olduk, başımız döndü, şuurumuzu yitirdik…

Elimizde şarap şişesi yok belki ama ruhumuz körkütük sarhoş. Sallanıyoruz, çarpa çarpa yürüyoruz şu hayatta. Nereye gittiğimizden bihaber sadece gidiyoruz.

Sabah uyanıyoruz, otobüse biniyoruz, işe gidiyoruz, çalışıyoruz ve eve dönüyoruz. Samimiyetle soruyorum sizlere; Bugün gerçekten yaşadınız mı? Yoksa sadece nefes mi aldınız? Cevap veremeyeceksiniz evet, çünkü hatırlamıyorsunuz. Günler bir sarhoşun hafızası gibi kopuk, eksik sahneler arasında geçip gidiyor.

Mutlak manayı hayatın merkezinden çekip çıkardığınızda geriye özgürlük kalmıyor maalesef. Arkasında korkunç bir baş dönmesi bırakıyor. Pusulasını yitirmiş bir adam ormanda nasıl bir sağa bir sola yalpalıyorsa; Rabbiyle bağını koparmış insan da AVM koridorlarında, sosyal medyanın akışında, kariyer basamaklarında öyle yalpalıyor.

Neden hepimizin elinden telefon düşmüyor? Neden kimse bir dakika boşlukta kalamıyor? Çünkü ayık kalırsak o içimizdeki devasa boşlukla yüzleşeceğiz. Ben kimim? Neden varım? Nereye gidiyorum? Sorularıyla baş başa kalacağız.

Bu soruların cevabı O’nda saklı ama biz kapıyı çalmayı unuttuğumuz için cevapsızlığın acısını uyuşuklukla dindiriyoruz. Dizilerle, alışverişle, dedikoduyla, ‘‘like’larla uyuşuyoruz. Mecnun aşkından çölleri aşmıştı, biz yolunu kaybetmiş bir bedevi gibi dolanıyoruz. Gözlerimiz, kartal gözü gibi keskin ve apaçık olsa da şuurumuz kapalı. Adımız ‘‘Mecnun’’ ama halimiz ‘‘Leyla’’…

Bir amaç olmayınca insanın hayatında, sadece bedenini taşıyan hamala dönüşüyor. Kafanızı kaldırıp etrafınıza bakın. Otobüste, metroda, kafede, sokakta… Herkesin bakışları donuk, herkesin omuzları düşük, herkes bir trans halinde. Bizleri bir yerden başka bir yere sürükleyen şeyin irademiz olduğunu sanıyoruz ama dalgaya kapılmış nereye gittiğini anlayamayan balıktan farkımız yok.

Ye, iç, tüket, uyu… Bu komutlarla çalışan, programlanmış biyolojik robotlar haline geldik. Sarhoş adamın evinin bulamaması gibi biz de asıl evimizin (vatan-ı asli) yolunu kaybettik. Dünya hanının bir kuytusunda sızıp kaldık.

‘‘Leylası yok diye Mecnun da Leyla’’ Yani; hedefi, kıblesi, Rabbi gündeminde olmayan insan, kendi ekseni etrafında dönüp duran bir sarhoş olur ancak.

Biraz duralım, nefes alalım, rahatlayalım. Bu koşturmaca, bu hayal, bu meta, bu bilinçsiz sürükleniş normal değil. Başımızı duvarlara vurmadan önce iki elimizin arasına alıp, sarhoşluktan uyanıp, kendimize şunu sormak zorundayız: ‘‘Ben neyin peşindeyim?’’

Eğer peşinde olduğunuz şey, sizi yaratana, hakiki manaya götürmüyorsa, içtiğiniz su sarhoş eder, yediğiniz ekmek sizi uyuşturur. Uyanın Müslümanlar! Hayat, sarhoşların sendelemesi değil, uyanıkların yürüyüşüdür.

Mecnun’u ‘‘Leyla’’ olmaktan kurtaracak tek şey; yeniden kıblesini, Mevla’sını bulmaktır. Yoksa bu hal içinde sallanarak farkında olmadan geldiğimiz uçurumun eşiğinde uyanmak zorunda kalırız…

Rabbim bizleri dünya ile uyuşup yolunu kaybedenlerden eylemesin. Ruhumuza sarhoşluğu değil hakikat uyanıklığını versin. Leyla olmaktan koruyup, Mecnun gibi uyanık olmayı nasip etsin. Amin…

 


Yazar Hakkında


Emin ŞEKERCİ



220 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Bir Çocuk İncinmesin Diye: 3 Şehit! - 30/12/2025
Bu akşam o üç evde sofra kurulmadı, o üç evin ışıkları sönmedi… O şehidin kızı soracak; ‘‘Anne babam eve neden gelmedi?’’ ne diyecek o anne?
"Din" Yalanı - 27/12/2025
‘‘Alnı secde görüyor’’ cümlesi, o kişinin emin, güvenilir ve adil olduğunun kanıtı sayılmıyor artık. Çünkü biz, ibadetin estetiğine verdiğimiz önemi, ahlakın inşasına vermedik.
Mehmet Akif’in Kirli Çamaşırları - 22/12/2025
Gündüzleri ‘‘Safahat’’ dizeleri okuyan sözde büyük adamlar, geceleri dibine kadar ‘‘Sefahat’’ batağına batmışsa, burada çürüyen sadece bir şahıs değil, o şahsın temsil ettiğini iddia ettiği değerlerdir.
“Bizim Kız Daha Okuyor” mu? - 18/12/2025
Siz evlatlarınızı evde ana kuzusu diye severken, o kuzu dışarıda kurtlar sofrasında dolaşıyor, haberiniz var mı?
Ne Olacak Bu İhtiyarların Hali? - 10/12/2025
Tabi ki bu soru rahatımızı bozacak, konforumuzu sarsacak. Çünkü sanık sandalyesinde gençleri görüyor olmanın, elinize aldığınız yargıç tokmağını özgüvenle masaya vurmanın alışkanlığı içerisindesiniz.
İznik Şifresi ve Devlet Aklı: Papa 14. Leo - 03/12/2025
Geçtiğimiz hafta, Türkiye sadece dini bir lideri ağırlamadı, yüzyıllık hesaplaşmaların, dünya üzerinde devam eden savaşların gölgesindeki jeopolitik satrancın ve Yeni Türkiye’nin diplomatik gündeminin tam ortasında yer aldı.