• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/alemdardernegi
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905326474501
  • https://www.twitter.com/alemdardernegi
  • https://www.instagram.com/alemdardernegi
  • https://www.youtube.com/alemdardernegi

Bagis

Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
Site Menüsü

Bu Alana Reklam Vermek İçin Tıklayın

Beyhan KESEKCİ
bkesekci@gmail.com
Nihilist Penguen ve Kalabalık Yalnızlık
30/01/2026




Nihilist Penguen ve Kalabalık Yalnızlık

Son zamanlarda viral olan bir belgesel karesi var. Sürüsünden ayrılmış bir penguenin dağlara doğru tek başına yürüyüşünü gösteriyor.

Bir deli demiyorum bir strateji uzmanı olmalı; bir kuyuya taş attı kırk akıllı çıkaramıyor.

Çünkü herkes kendini ifade edecek bir kahraman arıyormuş bulmuş. "Yalnız bir savaşçı"

İşin tuhafı penguen sürüsü doğru yolda. Fıtratını koruyan topluluğu terk eden, amaçsızca intihara dogru yürüyen penguen kahramanlaştırılmış.

Ben, fenomenleştirilen bir hayvan figürü üzerinden bize pazarlanmak istenen algıya odaklandım.

Müslüman camianın bile nihilist bir penguen metaforu üzerinden kendini tanımlamaya başlaması son derece düşündürücü.

Hiçbir değere inanmayan, ailesinden ve köklerinden kopuk gençlere bu kareyle toplumdan soyutlanmanın meşruiyeti sunuluyor.

Allah’ın yarattığı fıtrata uygun yaşayan, doğru yolda olan bir topluluk neden terk edilir ki?

Topluluk dağlara doğru yürüse bile, safını terk etmeyen tek bir penguen olmayı tercih ederdim.

Bir penguen üzerinden "tükenmişlik sendromunun", "sorumluluktan kaçışın" ve “boşvermişliğin” romantize edilmesi; yolun sonunun ötesi olmayan hayaller olması bana Fareli Köyün Kavalcısı’nın harekete geçtiğini düşündürdü nedense.

Nitekim yapılan bir araştırmada “yüzyılın kelimesi”nin "kalabalık yalnızlık" ilan edilmesi düşüncemi pekiştiriyor.

Sürüleşmeye başkaldırı gibi sunulan bu fenomenin paradoksu burada başlıyor: “Ben koyun değilim” diyenlerin" ben koyun değilim" sürüsünün parçası hâline gelmesi…

Düşünen bir akıl için şu sorular sorulmalı:

Bu görseli viral hâle getirenler kimler? Neden bir Müslüman, fıtratına aykırı bir ortamda var olma mücadelesine sürüklenir?

Tükenmişlik, isyan ve “kafama sıkar giderim” söylemleri gençleri ailelerinden, kimliklerinden, aidiyetlerinden koparıp tek kişilik, yalnız bir hayata özendirmek için mi kullanılıyor?

Bence bu, sürüden ayrılanları istedikleri gibi manipüle edebilecekleri bir sürüye dönüştürme; yeni dünya düzeni için “yalnız kalabalıklar” üretme çabasıdır.

Tam da istedikleri kitle: kalabalık ama köksüz, birlikte ama yalnız...

Ancak işin diğer boyutunu da sorgulamalıyız: biz inandıklarımızı doğru yaşayan bir toplummuyuz? Neden ölüme yürüyen yalnız penguen bu kadar rağbet gördü?

Bu çocukları yalnızlığa biz mi itiyoruz? Toplum olarak ateist değiliz belki; ama çoğu zaman ateist gibi -hadi yumuşatalım biraz- deist ve seküler bir hayat yaşıyoruz. Buna rağmen çocuklarımızdan ahlaklı, erdemli ve kusursuz olmalarını bekliyoruz. Mükemmeliyetçi ailelerin sevgiden ilgiden mahrum ettiği, vitriniymiş gibi dizayn etmeye kalktıkları gençler, sevgiyi değil ama ilgi gördüklerini sandıkları yerlere sığınıyorlar. Oysa oralarda uyuşturucu, istismar, cinsiyet iptali ve daha nice tuzak var.

Nasıl bir paradokstur ki nefes almalarına izin vermediğimiz gençler, “nefes almak istiyorum” diyerek onların nefesini kesen yolların eşiğine sürükleniyor. Üstelik bu yola nihilist bir penguenle özendiriliyorlar.

Daha acısı ise, aklı başında insanların bile bu fenomen üzerinden kendi mücadelelerini tanımlamaya başlaması.

Bu tartışmalar unutulduğunda geriye bilinçaltımıza kazınmış tek bir iz kalacak: Yalnız yürüyen bir penguen.

Ve yalnızlık, sanki ölümüne de olsa iyi bir şeymiş gibi kazınacak zihinlere.

Oysa binlerce deney, insanın mutlak yalnızlıkla var olamayacağını gösteriyor.

Hiçbir peygamber, canına kast edilse bile toplumunu terk etmedi. Yunus Aleyhisselâm hariç. O da “kendime zulmettim” diyerek terk edişin bedelini ödemiştir.

İslam; cemaatle, saf olarak, cem olarak yaşanan bir dindir. Safları terk etmek, cemaatten kopmak nehyedilmiştir. Tıpkı dış tehditlere karşı kenetlenerek hayatta kalan penguen topluluğu gibi…

Efendimiz’e gelip “inzivaya çekilip insanlardan uzaklaşarak Allah’a daha yakın olmak istiyoruz” diyen sahabilere, Resûlullah’ın verdiği cevap nettir:

“Ben size en güzel örnek değil miyim? Çarşıda pazarda rızkımı arıyorum, ailemle birlikte yaşıyorum. Size ne oluyor da sorumluluklarınızı terk etmek istiyorsunuz?”

Kahramanlık kaçmak değildir. Kahramanlık kalmak, direnmek ve mücadele etmektir.

Asıl mesele ayrılmak değil; asıl mesele hak yoldan ayrılmamaktır.

 


Yazar Hakkında


Beyhan KESEKCİ

29 ocak 2026



468 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Bir Hayat Vakfesinin Ardından - 19/02/2026
Hayatın içinde koştuğumuz, koşuşturduğumuz, hatta koşturulduğumuz bir hızda ruhlarımız çok geride kalırken biz hızın hazzından koordinatlarımızı kaybedebiliyoruz.
Okçular Tepemiz - 11/01/2026
İslam toplumunun tarihindeki önemli anlardan biri olan Uhud Savaşı ve Okçular Tepesi olayı, annelik ve toplumda kadının rolüne dair önemli dersler sunar.