• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/alemdardernegi
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905326474501
  • https://www.twitter.com/alemdardernegi
  • https://www.instagram.com/alemdardernegi
  • https://www.youtube.com/alemdardernegi

Bagis

Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
Site Menüsü

Bu Alana Reklam Vermek İçin Tıklayın

Emin ŞEKERCİ
zeminsekerci@gmail.com
Her Çiçek Kendi Toprağına Hasrettir
21/02/2026





Her Çiçek Kendi Toprağına Hasrettir

Kâinat kitabını ferasetle okuyan bir mümin için, tabiatta rastgele serpiştirilmiş tek bir kare yoktur. Her nebat, her zerre Lisan-ı Hal ile Rabbini zikreder ve bize bir hakikati fısıldar. İşte o hakikat de şudur ki; yaratılan her şey, ancak fıtratına uygun zeminde neşvünema bulur.

Bir nilüferi alıp çölün ortasına dikerseniz ona su verseniz de güneş gösterseniz de yaşatamazsınız. Bir kaktüsü alıp nemli bir ormanın göbeğine koyarsanız suyu ona zehir edersiniz. Bu, o bitkinin kusuru değil, onu yanlış toprağa mahkûm eden elin zulmüdür. Zira adalet, bir şeyi ona mahsus olan yere koymaktır.

Başlığımız ne kadar derin ne kadar yakıcı bir gerçeği haykırıyor; Her çiçek kendi toprağına hasrettir.

İnsan da böyledir. Eşref-i Mahlukat olarak yaratılmış nadide bir çiçek. Lakin bu çiçeğin kök salacağı toprak sadece ayağımızın altındaki kuru zemin değildir. İnsanın asıl toprağı maneviyatıdır, inancıdır, değerleridir ve ruhunun gıdasını aldığı iklimdir.

Tasavvuf ehli der ki; ‘‘Taş taşta, toprak toprakta, ruh Allah’ta sükûn bulur.’’

Bizler, Bezm-i Elest’te ‘‘Ben sizin Rabbiniz değil miyim?’’ hitabına ‘‘Bela’’ diyerek, asıl toprağımızın kulluk bahçesinde olduğunu tasdik ettik. O günden beri ruhumuz, o ilahi iklimin hasretini çeker. İnsan dünyaya geldiğinde ağlar, çünkü vatanından kopmuş gurbete düşmüştür. Tıpkı has bahçesinden koparılıp altın bir kafese hapsedilmiş bülbül misali… Ona dünyanın en lezzetli nimetlerini de verseniz, sarayların başköşesine de assanız, o bülbül şakımaz, ancak feryat eder. Zira kafes altından da olsa, kanadı göklere ve gönlü gülşene alışkın olan için bir zindandır. Onun tek derdi ait olduğu o bahçeye kavuşmaktır.

Bugün modern insanın en büyük buhranı, yanlış toprakta çiçek açmaya çalışmasıdır. Ruhu arşa özlem içeren bir varlığı sadece madde, şehvet ve menfaat bataklığına dikerseniz o insan çürür. Kalbi zikirle, Kur’an’la, muhabbetle beslenmesi gereken bir genci, isyanın, inkarın ve manevi kuraklığın ortasında bırakırsanız o genç solar.

Gül mezbelede bitmez, bitse de kokusu gül olmaz. Mümin ancak İslam’ın bereketli ikliminde, salih dostlar meclisinde, ilim ve irfanın gölgesinde hakiki rengini bulur.

“Kişi dostunun dine üzeredir.” buyuruyor Efendimiz (s.a.v.). Bu ne demektir? Senin toprağın beraber olduğun insanlardır. Senin toprağın, vakit geçirdiğin mekanlardır. Eğer etrafındaki insanlar seni Allah’a yaklaştırıyor, kalbini diri tutuyor, hatalarını örtüp faziletlerini yeşertiyorsa şükret, sen mümbit bir topraktasın.

Lakin bulunduğun ortam, dedikoduyla, gıybetle, dünya hırsıyla, haramla zehirlenmişse sen orada kurursun. Ne kadar ben etkilenmem desen de toprağın zehri köklerine sızar. O kurak yerde açmaya çalışma, hicret et! Hz. İbrahim (a.s.) gibi, Hz. Musa (a.s.) gibi, Ashab-ı Kehf gibi… Ruhu boğan yerden ruhu dirilten yere göç et. Çünkü çiçek, toprağını seçme iradesine sahip olamasa da insan kendi manevi toprağına karar verme hürriyetine sahiptir, uygun zeminde kendine yer bulmakla mükelleftir.

Bakın tarihimize, Horasan’ın bağrından kopup Anadolu’ya gelen o gönül erenleri, bu toprakları İslam Toprağı yapmak için önce gönülleri mayaladılar. Yunus Emre, Taptuk’un kapısında pişti, toprağını buldu, Bizim Yunus oldu. Aziz Mahmud Hüdayi, Üftade Hazretlerinin eşiğinde kibrini kırdı, toprağını buldu, sultanlara sultan oldu.

Demek ki mesele sadece kara parçası değil, gönül coğrafyasıymış…

Bir de işin Sıla-i Rahim boyutu vardır ki, o da bu başlığa dahildir. İnsan köklerinden koptukça savrulur. Modern zaman rüzgarları bizi oradan oraya savururken, bizi ayakta tutacak olan köklerimize, özümüze, inancımıza, kültürümüze sadakattir. Kendi medeniyet toprağımızdan beslenmezsek, başkalarının bahçesinde rüzgârın savurduğu köksüz bir yaban oluruz.

Ey ruhu gurbette bunalan yolcu! Neden daralıyorsun? Belki de yanlış yerde arıyorsun huzuru. Belki de seni beslemeyen, fıtratına uymayan, ruhunu emen bir toprağa zorla tutunmaya çalışıyorsun. Kendine dön, kalbine bak, Rabbine yönel. Senin toprağın seccaden, suyun gözyaşın, güneşin Kur’an’dır.

Unutma, her çiçek kendi toprağında boylanır, kendi ikliminde renk verir. Seni anlamayan, seni örseleyen, senin manevi dokuna uymayan yerde ısrar etme. ‘‘Allah’ın arzı geniştir’’ ayeti buyruğunca ruhunun nefes alacağı, kalbinin mutmain olacağı, serpilip gelişeceğin o toprağı ara.

Ve en nihayetinde döneceğin son yerin Allah’ın huzuru olacağını unutma…

Rabbim bizi salihler bahçesinde açan güllerinden eylesin… Amin

 


Yazar Hakkında


Emin ŞEKERCİ

 



180 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Yâri Güzel Olanın Uyku Girmez Gözüne - 29/01/2026
Tasavvuf ehli der ki: ‘‘Gözüne uyku giren, henüz Cemal’i görmemiştir.’’
3. Dünya Savaşı ve Türkiye - 15/01/2026
Dünya, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana gördüğü en büyük kırılma anının arifesinedir. Jeopolitik fay hatları çatırdamıyor, parçalanıyor.
Leyla’sı Yok Diye Mecnun da ‘‘Leyla’’ - 06/01/2026
Eskilerin hikayesinde Mecnun, Leyla’nın peşinden giderken hakikati bulur, uyanır ve erenler kervanına dahil olurdu. Şimdi senaryo değişti.
Bir Çocuk İncinmesin Diye: 3 Şehit! - 30/12/2025
Bu akşam o üç evde sofra kurulmadı, o üç evin ışıkları sönmedi… O şehidin kızı soracak; ‘‘Anne babam eve neden gelmedi?’’ ne diyecek o anne?
"Din" Yalanı - 27/12/2025
‘‘Alnı secde görüyor’’ cümlesi, o kişinin emin, güvenilir ve adil olduğunun kanıtı sayılmıyor artık. Çünkü biz, ibadetin estetiğine verdiğimiz önemi, ahlakın inşasına vermedik.
Mehmet Akif’in Kirli Çamaşırları - 22/12/2025
Gündüzleri ‘‘Safahat’’ dizeleri okuyan sözde büyük adamlar, geceleri dibine kadar ‘‘Sefahat’’ batağına batmışsa, burada çürüyen sadece bir şahıs değil, o şahsın temsil ettiğini iddia ettiği değerlerdir.
“Bizim Kız Daha Okuyor” mu? - 18/12/2025
Siz evlatlarınızı evde ana kuzusu diye severken, o kuzu dışarıda kurtlar sofrasında dolaşıyor, haberiniz var mı?
Ne Olacak Bu İhtiyarların Hali? - 10/12/2025
Tabi ki bu soru rahatımızı bozacak, konforumuzu sarsacak. Çünkü sanık sandalyesinde gençleri görüyor olmanın, elinize aldığınız yargıç tokmağını özgüvenle masaya vurmanın alışkanlığı içerisindesiniz.
İznik Şifresi ve Devlet Aklı: Papa 14. Leo - 03/12/2025
Geçtiğimiz hafta, Türkiye sadece dini bir lideri ağırlamadı, yüzyıllık hesaplaşmaların, dünya üzerinde devam eden savaşların gölgesindeki jeopolitik satrancın ve Yeni Türkiye’nin diplomatik gündeminin tam ortasında yer aldı.