Müjdat Selçuk ÖZDOĞAN
mso_50@hotmail.com
Güller
12/04/2026
“Gül olanın aslı güldür, Peygamberin nesli güldür. Girdim şahin bahçesine, Cümlesi aşı güldür gül.” (NESİMİ) “Her bahar yeni güller taçlanır. Ol gül ki Muhammed’i hatırlatır. O'nu hatırlayana gül koklatır. Ne mutlu o “gülü” koklayanlara!..” Çiçeklerin şahı güldür. Gülün Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin mübarek terlerinden yaratıldığı rivâyet olunur. Kuvvetli olması da muhtemeldir. Çünkü o “Gül”ün de terlerinin gül gibi koktuğunu okuyoruz, o kokuyu duymuş olanlardan dinliyoruz. Biz de “ilmel yakin” olan bu kokunun “hakkal yakin” olması için bol bol salavat-ı şerifeler getiriyoruz. Daha da önemlisi o “Gül”ün istediğini yaparak; yani O'na muhabbet besleyerek, O'na tâbi olmaya çalışarak, O'na ümmet olma, köle olma ceht ü gayreti içine girerek o nadide kokuyu dünyada bulmaya çalışıyoruz. Divan edebiyatında gülün etrafında pervane olan “şeyda bülbüller” vardır. Ben bu bülbülleri her biri bir yıldız mesabesinde olan ashab-ı güzin efendilerimize ve günümüze kadar ki Peygamber âşıklarına benzetiyorum. Sevr mağarasında “Gül”e zarar gelmesin diye canını ortaya koyan o şeyda bülbüle, yani “ikinin ikincisi” olan, sıddık olan, peygamberlerden sonra yeryüzünün en değerli varlığı olan Hz. Ebubekir (s.a.)'e benzetiyorum. Çünkü O, şeyda bülbül tabirinin bile aciz kalacağı bir şekilde Mâşuk'unun etrafında aşık misali çırpınıp duruyordu. O, zaten “O”nda fani olmuştu. Aklıma Uhud'da İslam ordusu dağılmaya yüz tuttuğu anda, o “Gül”ün etrafından kaçışmayan, ayrılmayan “şeyda bülbüller” geliyor. O bülbüllerden biri “Gül”e zarar gelmesin diye düşman saflarından gelen oka -hiç tereddüt etmeden- elini (bir nevi kanatlarını) geriyor ve eli çolak kalıyor. Diğer bir bülbül, o “Gül”e zarar veren miğfer parçalarını dişleri kırılırcasına çıkartmaya çalışıyor. Farklı bir şeyda bülbül olan Cebrail (a.s.) o “Gül”ün kanının yere düşmemesi için daha bir çılgınlaşıyor, daha bir hızlanıyor. Gördünüz mü bülbülleri?.. Ve günümüze kadar gelip-geçen nice “şeyda bülbülleri”... Onların “Gül”ü canlıydı. Onların “Gül”ünün kokusu vardı. Onlar kendilerine -günümüzdekiler gibi- sahte gül icat etmiyorlardı. Bizler sahteleştirdiğimiz güzellikler arasına gülü de kattık. Onun üzerine çeşitli maddelerden yapılmış bir de çiğdemler yapıştırdık. Ama ona koku veremedik. Sadece isim verdik ve gül dedik. Ashabın “Gül”ü (önderi, lideri, örneği, emiri) gerçekti. Bize kadar da Kur’an-ı Kerim’le, Sünnet-i Seniyye'yle o “Gül” geldi. Ama heyhat, o “Gül”ü olan kim? O Gül (hâşâ) bize lazım değil ki şu materyalist dünyamızda, bizim kendimize örnek aldığımız, etrafında şeyda bülbüllük yaptığımız plastikten (sahte) güllerimiz (önderlerimiz, izinde gittiğimiz yani kendi yaptığımız güller kişiler) var! Böyle güllere, biz de ancak böyle sahte bir şekilde şeyda bülbüllük yaparız. Biz hangi sahte gülümüz uğruna canımızı, ailemizi, malımızı feda edebiliriz? Bir futbol takımına mı, bir stara mı, bir artiste mi, bir lidere mi, bir bilmem neye mi? Hangisine, hangisine? Lütfen söyleyin, sessiz kalmayın bu çığlığa. Kardeşler, dostlar! Gelin, bizler gerçek “Gül”ümüzü, Rasûlümüzü, efendimizi, cananımızı, önderimizi bulalım. Çünkü O bize “Kardeşlerim!” diye hitap ediyor. O, bizim etrafımızda “şeyda bülbüllük” yapıyor. Bize bıraktığı Kur'an ve sünnetiyle koku saçmaya devam ediyor. Almak isteyene sınırsız bir ziyafet. Ne hoş, ne mükemmel değil mi? Şimdi gülleri kontrol etmenin tam zamanı. Gerçek bir “Gül”e mi, yoksa sahte bir güle mi şeyda bülbüllük yapıyoruz? Buyurun muhasebeye. Yazar Hakkında Müjdat Selçuk ÖZDOĞAN |
|
|
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
| Allah İçin Veren Mutlu Olur - 07/03/2026 |
| Sadakaları Allah Teâlâ alır. Aldığı sadakaların karşılılığını Allah Teâlâ kendisine yaraşır bir şekilde verir. Onun için amel defterimizin her sayfasında sadaka ile ilgili, infak ile ilgili ameller olmasına gayret edelim. |
| Sen Kaç Mikrop Yenebilirsin ki? - 07/02/2026 |
| Hastane köşelerinde inim inim inleyen hasta kulları unutuyoruz mesela. Ya da herkesi kendimiz gibi sağlıklı zannediyoruz. Diş ağrısı çeken bir insana dünyaları verseniz ne yapacak ki! |
| Senin Fabrika Ayarları Ne Alemde? - 29/12/2025 |
| Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Her doğan fıtrat üzere doğar. Sonra anne babası onu Yahudi yahut Hıristiyan veya Mecûsî yapar…” |
| Dediklerimi Yap, Yaptıklarımı Yapma! - 07/12/2025 |
| Bizler emrolunduğumuz şekilde dosdoğru olmakla mükellefiz. Söz ve fiillerimizde ciddi olmak mecburiyetindeyiz. Şu gafilâne söz bir Müslümana asla yakışmaz: “Dediklerimi yap, yaptıklarımı yapma.” Münafıklığın modern hali olan bir cümle bu. |
| Doğruları Teşvik Etmek, Yanlışları Engellemek - 02/11/2025 |
| Emri bil maruf nehyi anil münker olmazsa bireysel Müslümanlığımız da cemaat halindeki Müslümanlığımız da sıkıntıya girer. |
| Okumayı Biliyor muyuz? - 11/10/2025 |
| Peki, bizler neyi okuyacağız? İkram sahibi olan ve bizleri bir nutfeden yaratan Rabbimizin adına bizlere okuma yapmamız emrediliyorsa bu okumalarımız bizleri nereye ulaştırmalı? |