• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/alemdardernegi
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905326474501
  • https://www.twitter.com/alemdardernegi
  • https://www.instagram.com/alemdardernegi
  • https://www.youtube.com/alemdardernegi

Bagis

Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
Site Menüsü

Bu Alana Reklam Vermek İçin Tıklayın

Hüseyin KAHRAMAN
huseyinkahraman50@gmail.com
Kudüs’ün Hafızası: Mescid-i Aksa’nın Kapıları
20/04/2026


KUDÜS’ÜN HAFIZASI: MESCİD-İ AKSA’NIN KAPILARI
Mescid-i Aksa... Zeytindağı’na nazır, etrafı surlarla çevrili 144 dönümlük o mukaddes avlu. Kubbetü’s-Sahra’nın altın sarısı kubbesini sinesinde saklayan bu kadim mekan, sadece taştan ve mermerden ibaret bir mimari değil; Emeviler’den Abbasiler’e, Fatımiler’den Eyyubiler ve Osmanlı’ya kadar uzanan devasa bir tarih geçididir. Bu beldenin dış dünyayla, sokakla, çarşıyla ve uhrevi olanla bağını kuran en önemli unsurlar ise şüphesiz kapılarıdır. Günümüzde 10'u açık, 5'i kapalı olan bu 15 muazzam kapının sinesinde, zamanın ve siyasetin ağır yükü saklıdır. Öyle ki, Mescid-i Aksa kapılarının anahtarları asırlardır Kudüs İslami Vakıflar İdaresi'nin muhafazası altındayken, içlerinden sadece birinin, Meğaribe Kapısı'nın anahtarı 1967 işgalinden bu yana siyonist güçlerin elinde esirdir.
Sokağın Nabzı ve Arınmanın Kapıları
Kuzey ve batı cephelerinde ağırlıklı olarak Memlüklü medreseleriyle omuz omuza vermiş kapılar, Aksa’nın şehre ve gündelik hayata açılan nefes boruları gibidir. Ana kapı olan Esbat Kapısı’ndan içeri adım attığınızda, İsrailoğulları'nın Kudüs’e giriş serüveninin izlerine basarsınız. Hemen yanındaki Cenaze Kapısı ise nesiller boyu Kudüslülerin ebediyete uğurlandığı hüzünlü bir geçittir.
Kuzey revaklarındaki Hıtta Kapısı, ilahi mağfiretin şahididir. Bakara Suresi'nde zikredilen; kibrin ardında bırakılıp "Hıtta" (bağışla) diyerek geçilmesi emredilen o tarihi sınavın vücut bulmuş halidir. Bugün Sadiyye Mahallesi sakinlerinin sıkça kullandığı ve Mücahidin Sokağı'na açılan bu kapıdan Müslümanlar, günahlarının bağışlanacağı ümidiyle geçerler.
Sokaklara değil de sadece arınmaya açılan yegane kapı olan Mathara (Mutahhara), Eyyubi Sultanı Adil Ebubekir zamanından kalmadır. Arkasında barındırdığı tarihi hamam ile mescide girmeden önceki maddi ve manevi temizliği hatırlatır. Biraz ötede Kattanin (Pamukçular) Kapısı karşılar sizi. Eskiden El Halil (Yafa) Kapısı'ndan şehre giren kervanların ve Müslümanların Aksa'ya ulaşmak için adımladığı bu güzergah, eşsiz bir taç kapı mimarisiyle Mescid-i Aksa'nın uhrevi atmosferine bağlanır. Kattanin kapısı işgal devletinin bölgedeki yerleşimciler aracılığıyla kontrol altına almaya çalıştığı oldukça kritik bir noktada bulunmaktadır. Demir işçiliğiyle bilinen Hadid Kapısı ve Hz. Davud'un adalet terazisini, kadim mahkemelerin yankılarını günümüze taşıyan Silsile (Zincir) Kapısı, avlunun batı yakasının ihtişamını tamamlar.
Siyasetin, Hüznün ve İşgalin İzleri
Aksa’nın kapıları sadece ibadetin değil, yüzyıllar süren siyasi çekişmelerin ve işgallerin de canlı şahitleridir. İngiliz mandası döneminde Memlüklülerin o muazzam devadar mimarisini zihinlerden silmek için adı "Kral Faysal Kapısı" olarak değiştirilmek istenen Atem Kapısı, tarihi hafızaya yönelik müdahalelerin acı bir örneğidir. Oysa o kapının ardında Kanuni’nin zarafeti, Karanlık Kapı Sebili ile arzıendam eder.
Bugün içimizi en çok sızlatan, anahtarı gasp edilmiş o tek yer ise hiç şüphesiz Meğaribe (Faslılar) Kapısı'dır. Hz. Peygamber’in Miraç gecesi Burak’ı bağladığı o mukaddes duvarın yanı başındaki bu kapı, 1967’den beri soğuk namlular altındadır. Eyyübiler döneminden beri orada olan Meğaribe Mahallesi bir gecede yıkılarak siyonistler için ibadet alanına dönüştürülmüş, kapı Müslümanlara kapatılarak haksız baskınların ana güzergahı haline getirilmiştir.
Sessizliğe Mühürlenmiş Kapılar
Açık kapılar kadar, kapalı olanların da anlatacak derin hikayeleri vardır. Selahaddin Eyyubi’nin Haçlı işgali sonrası güvenlik gerekçesiyle taşlarla ördürdüğü Müzdevec (Çiftli) ve Fatımi eseri Sülasi (Üçlü) kapıları, bir zamanlar sarayların, Roma protokollerinin ve atların geçtiği ihtişamlı dehlizlerken bugün sessizliğe bürünmüş, Kadim Aksa'nın birer parçası olmuştur.
Ancak içlerinde biri vardır ki, taşları adeta bir bekleyişle örülmüştür: Tövbe ve Rahmet Kapısı. Kutsal Kaya'ya en yakın olan bu çifte kapı, Musevi ve Hristiyan teolojisinde beklenen Mesih'in Kudüs'e gireceği yer olarak bilinir. İslam dünyası içinse muazzam bir manevi inziva köşesidir. Buradaki rahmet mescidi 2003 yılında zorla gasp edilerek kapatıldı. 16 yıl süren eşsiz direnişin sonunda zincirler kırılarak 2019 yılında Rahmet mescidi yeniden ibadete açıldı. Rahmet mescidi adını hemen dış tarafındaki medfun sahabi efendilerimizden alır. Ubade b. Samit ve Şeddad b. Evs’in kabirleri rahmet mescidinde bulunur. İmam Gazzali, başyapıtı İhyâ-u Ulûmi’d-Dîn’in bir kısmını işte tam bu kapının ardındaki o eşsiz sükunette kaleme almıştır.
Tarihi Bir Şuur Olarak Aksa'nın Kapıları
Mescid-i Aksa’nın her bir kapısı; heybetiyle, barındırdığı medreselerle ve sinesinde sakladığı kadim kalıntılarla yer ile gök arasındaki ilahi köprünün aşamalarını simgeler. Ancak bu kapılar sadece Kudüs'e gidenlerin hayranlıkla seyredeceği estetik yapılar olarak kalmamalıdır. Bu kapıların isimleri, ardında yatan o derin İslam tarihi hafızasıyla birlikte, adeta Bedir ashabının isimleri gibi zihinlere kazınmalı; dilden dile aktarılarak bir bilinç inşası için baş köşeye oturmalıdır. Çünkü o kapılardan girmek sadece bir mekana değil, hakkın, tarihin ve mukaddesatın kalbine yürümektir.
 

Yazar Hakkında

Hüseyin KAHRAMAN
Aksaray Üniversitesi
İlahiyat Fakültesi
İslam Tarihi ve Sanatları
Araştırma Görevlisi
 


259 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları