Emin ŞEKERCİ
zeminsekerci@gmail.com
Rahat Ol, Yaptırcaz Tırnaklarını
28/06/2026
Günümüzün teselli cümlelerinin de değiştiğinin farkında mıyız? ‘‘Geçecek, üzülme’’ değil; ‘‘Rahat ol, yaptırcaz tırnaklarını’’ diyoruz artık. Bu cümle basit bir güzellik merkezi randevusu sanılmasın, ruhu kanayan, kalbi kırılan, varoluşsal sancıları içerisinde kıvranan modern insanın; acılarını ‘‘kaportayı boyatarak’’ dindirme çabasının özetidir. Sokağa çıktığınızda, sosyal medya sörfünüzde hissettiğiniz o tuhaf tekdüzelik hissi tesadüf değil. Bir ‘‘estetik furyası’’ altında hapsolmuş durumdayız. Tarih boyunca biricik, eşsiz, kıymetli olan insan yüzü, sanayi tipi bir üretim parçası haline geldi. Fark ediyor musunuz? Herkeste aynı burunlar, aynı şişirilmiş dudaklar, aynı şaşkın gözler, şaha kaldırılmış kaşlar ve ifadesiz, donuk, ‘‘silikon’’ bakışlar… Allah’ın insana bahşettiği o muazzam çeşitliliği terk edip, filtrelerin getirdiği ‘‘tek tip’’ insan modeline evriliyoruz. Mimik yok, hüzün yok, tebessüm yok, kahkaha çizgisi yok, çünkü yaşayan bir yüz yok. Yüzümüzdeki ontolojik her çizgiyi düşman belleyen bu zihniyet, kendi tarihini, kendi karakterini, kendi genlerini siliyor yüzlerden. Aynaya baktığında kendini değil de trend olanı görmek isteyen bir nesil, suretini kaybederken sîretini koruyabilir mi? Ve o devasa, renkli tırnaklar… Hayata dokunmayı engelleyen, insanı kendi doğasından koparan o uzun, sivri, yapay pençeler. Dokunamıyorsunuz! Bir çocuğun yanağını okşarken, bir kalemi tutarken, hatta kendi yüzünüze dokunurken bile aranızda hep o ‘‘plastik’’ bariyer var. Bu çılgınlık, sadece moda akımı değil; insanın işlevsizleşmeyi bir statü sembolü olarak görme yanılgısıdır. Tırnaklarım kırılır ben dokunamam mesajını veren bu eller, hayatı parmak uçlarıyla hissetmekten vazgeçmiş ellerdir. Ekonomik krizlerin, ruhsal buhranların ortasında, tırnak randevunuzun bir terapi seansına dönüşmesi ne acı. Cebindeki son parayı, bir aylık mutfak masrafını o tırnaklara yatıran insan; aslında tırnağını değil, o anlık değerli hissetme ihtiyacını satın alıyor. Mutsuzluğun, yalnızlığın, çaresizliğin üzerini; simli, parıltılı ve upuzun yalanlar örtüyor. Ruhunuzdaki o derin boşluğu plastik, yapay bir parçayla dolduramazsınız. Kalbinizdeki o büyük çatlağı, protez tırnaklarını yapıştırdığınız yapıştırıcılarla onaramazsınız. Karakterinizdeki silikliği, kalıcı makyajlarla, belirgin yüz hatlarıyla ortaya çıkaramazsınız. Bu, bakımlı olma hali değil, kendinden kaçma halidir. Kendi gerçeğiyle yüzleşmeye cesareti olmayanların, maskelerin ardına sığınma telaşıdır. Günün sonunda, boyalar silindiğinde, takma kirpikler düştüğünde, protez tırnaklar kırıldığında yastığa başını koyan kişi kim? Bırakın parmak uçlarınız hayatı hissetsin, göz kenarlarınız kırışsın, her çizgi bir gülüşün, bir hüznün, gerçek bir yaşanmışlığın imzası olsun. Birbirini taklit eden milyonlarca plastik bebeğin arasında, kendi kusurlarıyla barışık, kendisine sahip çıkan, maskesiz ve orijinal kalabilmekten daha büyük asalet, daha büyük güzellik yoktur. Unutmayın, estetik cerrahlar her yerinizi değiştirebilir ama bakışlarınızdaki o manayı değiştiremez, manayı kaybetmeyin. Aksi halde dünyanın en güzel tırnaklarına da sahip olsanız, o ellerle tutunacak bir hakikat bulamayacaksınız. Yazar Hakkında Emin ŞEKERCİ |
|
|
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
| Yalnızlık, Dengini Bulana Dekmiş - 31/05/2026 |
| Buradaki denk, modern dünyanın anladığı gibi statü, mal, mülk veya sima benzerliği değildir. Tasavvufi bakışla denklik, frekans birliği, gönül hizasıdır. |
| İş Başa Düşerse Yürek Gem Tutmaz - 04/05/2026 |
| Öyle bir an gelir ki koca bir davanın yükü, yetimlerin sessiz feryadı ya da sancağının sorumluluğu milyonların arasından sıyrılıp bir kor gibi avuçlarına bırakılır. |
| Önder İl Başkanları Toplantısı - 03/05/2026 |
| 1-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında Kocaeli/Darıca’da gerçekleştirilen ÖNDER İl Başkanları Kampı’na Dernek Başkanımız Mehmet Kahraman öncülüğünde katılım sağladık. |
| Taşa Can Verdik, Cana Taş Kesildik - 16/04/2026 |
| Biz o çocuklara sadece rakamları, formülleri ve rekabeti öğrettik ama bir canın kutsallığını, merhametin asaletini ve öfkeyi iradeyle dizginlemenin erdemini fısıldayamadık. |
| Vallahi Yorulduk - 14/03/2026 |
| Vallahi yorulduk… Zira bu yorgunluk; davası olanın, derdi olanın, bedeni olanın yorgunluğudur. |
| Her Çiçek Kendi Toprağına Hasrettir - 21/02/2026 |
| Bugün modern insanın en büyük buhranı, yanlış toprakta çiçek açmaya çalışmasıdır. Ruhu arşa özlem içeren bir varlığı sadece madde, şehvet ve menfaat bataklığına dikerseniz o insan çürür. |
| Yâri Güzel Olanın Uyku Girmez Gözüne - 29/01/2026 |
| Tasavvuf ehli der ki: ‘‘Gözüne uyku giren, henüz Cemal’i görmemiştir.’’ |
| 3. Dünya Savaşı ve Türkiye - 15/01/2026 |
| Dünya, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana gördüğü en büyük kırılma anının arifesinedir. Jeopolitik fay hatları çatırdamıyor, parçalanıyor. |
| Leyla’sı Yok Diye Mecnun da ‘‘Leyla’’ - 06/01/2026 |
| Eskilerin hikayesinde Mecnun, Leyla’nın peşinden giderken hakikati bulur, uyanır ve erenler kervanına dahil olurdu. Şimdi senaryo değişti. |
Devamı |