Hamdi ÖZ
hamdioz1@hotmail.com
Ağanın Yanında Bohça Açılmaz
03/07/2026
Merhaba Z Kuşağı Merhaba! Yüce Mevla’mızdan mesajlar var! "Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar dünya hayatının geçimliliğidir. Oysa varılacak güzel yer ancak Allah’ın katındadır."([i]) "İnsanlar iman ettik demekle imtihan edilmeden /kendi hallerine bırakılacaklarını mı zannederler?"([ii]) Ne dersiniz? Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’dan uyarılar var! "Ademoğlunun iki vadi dolusu malı/altını olsa üçüncü bir vadi daha arzu eder. Onun karnını/gözünü ancak toprak doldurur. Allah tevbe eden kimselerin tevbesini kabul eder.([iii]) Âdemoğlu büyürken beraberinde şu iki şey de büyür; mal sevgisi ve uzun ömürle yaşama dileği.([iv]) İhtiyarın kalbi iki şeyi sevme hususunda gençtir; yaşama zevki ve mal sevgisi.([v]) Vallahi ben vefatımdan sonra, sizin Allah’a şirk koşmanızdan değil dünya/malı ve mülkü konusunda didişip çekişmenizden korkarım."([vi]) Ne düşünüyorsunuz?
El-Ğani (cc) Allah’ın güzel isimlerinden biridir. Allah mutlak zengindir kulları ise gerçekten fakirdir. O, hem Ğani hem de Müstağni’dir. Göklerin ve yerin, görünen ve görünmeyen varlık aleminin mülkü tasarrufu Allah’a aittir. Tevbe, rıza, rahmet, bereket, cennet, hazine ve zenginlik kapılarının anahtarları O’nun kudret elindedir. O dilediğini zengin eder dilediğini fakir kılar. Varlık ve yokluk O’nun iradesi ile tecelli eder. O isterse yoktan var eder dilerse var olanı yok eder. Allah’ın zenginliğinin limiti ve sınırı yoktur. Kullarını zengin ve fakir kılan da O’dur. Zenginlik göreceli bir kavramdır. Zenginlik kimine göre evlat torun tombalak ve aşiret; kimine göre servet mal arsa mesken arazi ve toprak; kimine göre makam mevki mülk ve saltanat; kimine göre para altın urba dinar dirhem gümüş ve kuruş; kimine göre sağlık sıhhat huzur ve afiyet; kimine göre ilim iman irfan salih amel güzel ahlak kültür ve medeniyettir. Allah’ın zenginliği mutlak ve hakiki, kullarının zenginliği ise mukayyet ve mecazidir. Gerçek zenginlik gönül zenginliğidir. Yunus Emre der Hoca, “istersen var bin hacca, hepisinden eyice bir gönüle girmektir. Gönül Çalabın tahtı, Çalap gönüle bahtı, kim gönül yıktı ise iki cihan bedbahtı. Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz değil.” Katılıyor musunuz? Zenginlik; ziyade varlık, mal ve mülk sahibi olmaktır. Farsça bir kelime olan sengin/zengin; parası ve malı çok olan, varlığıyla etrafına faydalı ve verimli, sofrası bol ve gönlü açık, dingin düşünceye sahip affı ve ufku geniş, barınma- beslenme ve giyim tarzıyla varlıklı ve gösterişli anlamında sıfat bir isimdir. Zenginin malı fakirin/züğürdün çenesini yorar. Zengin arabasını dağdan aşırır fakir ise düz ovada şaşırır. Fakir zenginin merkebi değildir. Fakat muhannet komşu adamı hacat/araç, alet- edevat sahibi yapar ve zengin eder. Fakirler zengin kapılarının bekçisidir. Zenginin malında fakirin hakkı vardır. Zenginler de fakirlere muhtaçtır. Ekonomik denge arz ve talep üzerine bina edilmiştir. Zenginler fakirler sayesinde üretir fakirler de zenginler sayesinde geçinip gider. Ağanın yanında bohça açılmaz. Devlet babaya küsüp dağa çıkılmaz. Kimse devletten zengin değildir Devletin varlık fonunda biriken servete dokunulmaz. Körü körüne zengin ve fakir düşmanlığı toplumları felakete götürür. Dünyadaki yaşanan bunca kavga şiddet cinayet katliam savaş ve terör hareketleri arkasındaki sebeplerden birisi de paylaşmada izlenen yanlış usul ve esaslar sebebiyle zengin ve fakir arasındaki makas gittikçe açılmaktadır. Bu sebeple günümüzde nefsin şehevi arzusu aşırı yaşama hırsı ile şeytanın vesvese ile dürtüklediği açlık korkusu arasında kalan cahil insan için fakirlik nerdeyse dinsizlik olayazmıştır. İnsan hayatında fakirlik bilgisizlik ile bütünleşince kader rızık ve ecel tartışma konusu olmuştur Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri Marifetname isimli meşhur eserinde zengin olmanın sebeplerini sıralamıştır; Allah’ın verdiği maddi ve manevi nimetlere hamd ile şükretmek, zekat fitre ve sadaka vermek, tatlı sözlü ve güler yüzlü olmak, hüsn-ü hat yazmak, namazları vaktinde ve ta’dil-i erkanı ile kılmak, kuşluk namazına devam etmek, her gece Mülk Suresini okuyup anlamak, her Cuma günü "Allahümmekfini bi halalike an haramike ve ağnini bi fadlike ammen sivake" duasını okumak, Allah’ın meşru kıldığı helal rızık yollarına yönelmek ve çalışmak, vitir namazından sonra günü kapatmak, seher vakti uyanmak, sabah namazının sünnetini evde kılmak, sünnet ile farzı arasında 100 kere "Sübhanallahi ve bihamdihi sübhanallahil azim" tesbihini okumak, namazları camide kılmak, evin ve kapının önünü temiz tutmak, günü abdestli geçirmek, az konuşmak ve kadınlar ile az oturmak… Söz konusu eserde fakirliğin nedenleri de şöyle özetlenmiştir; Sabah vakti güneş doğarken uyumak, halka yalan ve yanlış söylemek, çıplak gezmek-uyumak ve işemek, ayakta döke saça- yan yatarak ve cenabet iken yemek içmek, çalışıp helalinden kazanmak ve namaz kılmak varken tembellik etmek, anne ve babaya adıyla çağırmak ve bağırmak, büyüklerin önünde yürümek ve konuşmak, çarşı-pazar- AVM ve plajda avare çok gezmek, lambayı ve mumu nefesle söndürmek, dualarında anne babayı unutmak, kendi evladına beddua etmek, ihtiyaçtan kısıp çocukların nafakasından kesmek, israf edip saçıp savurmak, gece vakti ev süpürmek ve kapların ağzını açık bırakmak, kapısız evde besmelesiz duasız yalnız yatmak, çalışmadan kazanmaya yani dilenciliğe özenmek, nimet azgını ve günah sarhoşu olmak, Allah’a kadere rızka ve ilahi taksimata isyan etmek, görev harici bina girişinde ve merdiven başlarında oturup girene çıkana vukuf olmak. Bir zamanlar bizim Kasabada merhum ve medfun çok şen ve pek can bir Şakir Amcamız vardı. Zenginlerin ve fakirlerin hanelerine bakarak mevzuyu şöyle özetlemişti: "Zenginin evinde kazma ile kürek, fakirin evinde saz ile tüfek eksik olmaz!" Günümüzde de aynen böyle. Z kuşağı diye tanımlanan gençlerin bir kısmı babaları hayatta iken babam sağolsun diyerek iş yok güç yok diye kambura yatıp çalışmak istemiyorlar. 84 Kuşağının bir ferdi olarak bu kuşağı uyarıyorum. Azı beğenmeyen çoğu bulamaz. Yola koyulun ve kadere yaslanın. Fakirliğin gerçek sebebi akıl fukaralığıdır. Devlet üvey baba değildir. Lütfen kendinizi üvey evlat yurduna koymayınız! Baba katillerinin cenaze namazı dahi kılınmaz.15 Temmuz 2016 da olduğu gibi! Baksanıza bize adam diyemezsiniz diye bağırıp çağıranlar baba ocağından bir türlü ayrılmak istemiyorlar. Vaziyet işin içinde İŞ var! El Hak doğru mudur? Öyleyse kaldır ellerini semaya! Allah’ım! Bizi haramlardan uzaklaştır helal olana kanaat ettir, lütfunla bizi kimseye muhtaç eyleme! Âmin. Yazar Hakkında Hamdi ÖZ 17.06.2026, Geretsried-Gelting/DEUTSCHLAND Kaynaklar: |
|
|
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
| NATO Kafa NATO Mermer - 18/07/2026 |
| FIFA ile kendi kalemize gol atıyoruz. NATO ile kendi kulemize top atıyoruz! Adamlar resmen reklam yoluyla alay ediyor. |
| Hamdi Baba Hipodromundan Sesleniyorum - 02/06/2026 |
| Yeminimiz olsun koştukça koşanlara, kıvılcımlar saçanlara, sabah sabah akına çıkanlara! Andımız olsun tozu dumana katanlara, düşman üzerine ansızın dalanlara! |
| Sürme Kalemi ile Divan Yazılmaz - 20/04/2026 |
| Kul azar Hak yazar. Allah yazmadıkça hiçbir kişi ya da devlet başka bir toplum ve ülkeye zarar veya fayda veremez. Hepsi de kudret kaleminin yazgısıdır. |
| Bakarsan Bağ Bakmazsan Dağ Olur - 24/02/2026 |
| Dağlar arzın göğe yükselen şehadet parmaklarıdır. Allah’ın varlığına birliğine kudretine ve azametine işaret eden dağlar, ilahi iletişim hattı vahyin çekim merkezleridir. |
| Ah Fırat Minel Irak!.. - 19/01/2026 |
| Sor bakalım Celal Ağa! Ah Fırat beynel Irak, nettin Sarı gelini? Vah Yeşilırmak, nerden aldın rengini? Eyvah Dicle, niçin yıktın bendini? |
| Değirmen İki Taştan Muhabbet İki Baştan - 10/01/2026 |
| Kur’an-ı Kerim’de Allah yolunda saf bağlayarak çarpışan mücahitler taşları birbirine kurşunla kenetlenmiş sağlam binaya benzetilir. |
| Elma Dersem Çık, Armut Dersem Çıkma! - 20/12/2025 |
| Müslüman alma demesini de bilir, elma yemesini de bilir. |
| Bana Erimiş Bakır Getirin - 10/12/2025 |
| Duvar taş üzerine, cümle söz üzerine kurulur. Bir yapının sağlamlığı, kale duvarı gibi benzetme ile ifade edilirken mahkeme duvarı gibi teşbihi ise insan ilişkilerindeki soğukluğa işarettir. |
| Akşam Kabak, Sabah Kabak - 30/11/2025 |
| Kabak deyip geçmeyelim. Kabağın hikayesi çoktur. Nasreddin Hoca merhum “ayn” harfinin en iyi mahrecini davet kelimesinden çıkarmış, tecvit kaidesinden iklabı en güzel kabak kelimesinde uygulamıştır. |
Devamı |