Hamdi ÖZ
hamdioz1@hotmail.com
NATO Kafa NATO Mermer
18/07/2026
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik günü anısına! Resim, müzik ve beden eğitimi özel yetenek dallarıdır. Fert ve toplumun sosyal ve kültürel varlığı ve gücü; spor, sanat, müzik ve resimden aldığı belge- ödül ve madalyalar ile ölçülür. Devletler resmi ve özel kurumlar/ kuruluşlar sayesinde geçmiş ile gelecek arasında köprü vazifesi yapan gençlerin fiziksel gelişimini sağlamak için spora önem vermiştir. Gençlik ve Spor Bakanlığı bunun en güzel örneğidir. "Aşağıdan gelir bir Tatar, tozu dumana katar. Kispetten bir tuttu mu, manda olsa da atar." Bu tekerleme Sulusaray Karyesi Sapağan kumsalında cazgırlık yapan Gazi dedem tarafından pehlivanları meydana davet ederken söylediği bir methiyedir. Güreş, yüzme, atıcılık, binicilik ve at yarışı, cirit oyunu, halat çekme, gülle atma, koşuculuk ve okçuluk ata sporumuzdur. Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. Değilse NATO kafa NATO mermerdir. Kuzey Atlantik Savunma Paktı 2026 Ankara Zirvesine Mehteran Bölüğü, Yeniçeri Ocağı ve Solo Türk Yıldızları damgasını vurmuştur. Zengin Türk Mutfağı ile ağırlanan misafirler "Made in Turkey" yapımı beylik tabancalar ile uğurlanmıştır. Hediye paketine Ahmet Kaya’nın "başıma sıkar giderim" kaseti de konulabilirdi. Bu saatten sonra kendi müttefikine güvenmeyen ahmakların hazin sonu bu olsa gerekir. Beyin fırtınası ile oluşan diplomasi mekiği de aslında beyin jimnastiği olarak bir nevi spordur. Kuvvet atmaktır. Güllesi, füzesi, topu, tüfeği, oku, yayı ve mesajı ile güçlü olan mümin zayıf olandan hayırlıdır. Kuvvetli olan mümin sadece güreşte rakibini yenen değil öfke anında sabredip nefsine hâkim olan pehlivandır. Kasas Suresi’nin 26.ncı ayetinde Mısır’dan Medyen’e hicret eden Musa (as)’ın çeşme başında çobanların sözlü tacizinden kurtardığı kızların dilinden, göreve layık bir kişinin bedeni yönden genç ve dinç, ahlaki bakımdan emin ve ehil kişi olması gerektiğine gönderme yapılmıştır. Zengin ve dirayetli bir Müslümanın kimlik ve kişiliğini, dini ve imanını, vatan – millet ve devletini, namusunu-ahlaki değerler ve mukaddes emanetlerini koruma refleksi daha güçlüdür. İbadetini güvenle, isteyerek ve zevkle yapar. İçki, kumar, uyuşturucu madde ve fuhuş gibi kötü alışkanlıklara karşı kendisini korur. İslam da riyazet/spor ve müsabaka Allah rızası için yapılır. Hayırlı işlerde yarışmak tavsiye edilmiştir. Sporun özünde beden terbiyesi, nefis tezkiyesi ve kalbin tasfiyesi vardır. Spor sırf şöhret, para, fert ve toplum için yapılırsa neticede şöhret afete, para rüşvete, fert şehvete ve toplum felakete sürüklenir. Sporun içeriğinde cihat yoluyla Allah’ın hoşnutluğunu kazanacak güzel işler yapmak vardır. Bu yüzden sporcunun güzel ahlak sahibi olması gerekir. Kılık ve kıyafetiyle, aile ve özel hayatı ile topluma model olması beklenir. Kadınların atletizm, yüzme, güreş, boks, halter vb. diğer müsabakalarda cinselliği öne çıkaran kıyafetleri ile fiziki yapısı -estetiği ve annelik vasfını bozacak ağır sporlar yapması uygun görülmemiştir.
Yiğitliğe ve dürüstlüğe sığmayan sahtekarlık, hilebazlık, hırsızlık ve haksızlık onun kitabında yazmaz. Hakemi yanıltmaya gitmez, kendi oynadığı takımına şike yapmaz, rüşvet almaz, bahis ve kumar oynamaz. Disiplinden ve dürüstlükten taviz vermez, yalan söylemez yere yemin etmez. Çalışan kazanır elması kızarır der fakat havlu atıp pes etmez. Yenile yenile yenmeyi, kazıya kazıya kazanmayı öğrenir lakin haram yemez. Sporu siyasete alet etmez. Ekmek yediği çanağa pislemez. Devletin ayağına dolaşıp millete ihanet etmez. Müsabakaya çıkarken doping yapmaz. Spor barışın elçisidir. Olimpiyatlar, turnuvalar, müsabakalar fertleri, toplumları, devletleri ve milletleri birbirine yakınlaştırır. Günümüzde otomobil ve at yarışları, bisiklet- motosiklet/motorkros, TEKNOFEST eşliğinde gerçekleştirilen dron- IHA ve SIHA uçurtma şenlikleri, dağa tırmanma, yamaç paraşütü, yüzme, sörf, yelken yarışmaları gençlerimizin ilgisini çeken en çok önemli sportif faaliyetlerdir. Spor sadece futbol, voleybol ve basketboldan ibaret değildir. Küçük toplarla oynanan pinpon, golf, buz hokeyi ve bilardo oyunları da vardır. Ne var ki bugün insanlar spor yapmak yerine sadece stadyumlarda, TV ekranlarında canlı/ paket yayınları saatler boyunca izlemek, fanatik taraftarlar ile koç katımı partiler düzenleyerek eğlenmek, maçlar üzerinden bahis oynayarak haksız kazanç elde etmek yollarına yönelmiştir. Bu yüzden ünlü ünsüz birçok kişinin başı ağrımış, aile boyu sağlık düzenleri bozulmuştur. Yani spor bağımlılık haline dönüşerek asıl gayesinin dışına çıkmıştır. İnsanların uyku, dinlenme, beslenme, barınma, sinir, sindirim, solunum, dolaşım ve üretim sistemleri dağılmıştır. Sportoto, spor loto, altlı ganyan vb. bahis oyunları zilli piyango bütünleşerek halkın derisini yüzmüş, elinde avcunda ne var ise bahis ve kumar yoluyla cebinden adeta cımbızla çekmiştir. Bu durum küreselcilerin hoşuna gitmiştir. Ne de olsa Ball (!) tutan parmağını yalar denmiştir! Dünya kupalarında bile toplumların seyir zevkini etkileyen şaibeler basına sızmıştır. Özel içecekler, fastfood gıdalar, spor ayakkabıları ve giysileri ile kulüpler ve markalar üzerinden müthiş ticaret ağı kurulmuştur. Dolayısı ile insanlar sporsever olmaktan çok para ve kumar sever olmuşlardır. NATO’nun gölgesinde kalan 2026 FİFA Dünya Kupasında grubundan çıkamayan milli takımın oyunu ve futbolcuların tavrı bizi üzmüştür. Bölgesinde arabuluculuk yapan ülkemizden bir hakemin bile düdük çalamayışı bize yakışmamıştır. Rusya’nın katılmadığı kupaya ABD- İran savaşına rağmen İran dahil edilmiştir. Yeni Dünya düzenini haydutluk üzerine inşa etmeye çalışan müesses nizam, küresel savaş ve barışın aynı anda devam etmeyeceğini bildikleri için ABD-İran Savaşında anlaşmak üzere mutabakat zaptı imzalanmış fakat İran evine dönünce savaşa kalınan yerden devam edilmiştir. Odesa da başlayan opera ve tiyatro yedi kocalı Hürmüz perdesi ile devam etmektedir. İnsanlar kıtanın birinde futbol topu ile oyalanırken diğer kıtasında havan topu ve füzeler ile dövülmektedir. Kimin eli kimin cebinde bellidir. Düşünebiliyor musunuz? Söz konusu kupada oynayan 1248 futbolcunun 292 tanesi aşağı ve orta mahallenin çocuklarıdır! FIFA ile kendi kalemize gol atıyoruz. NATO ile kendi kulemize top atıyoruz! Adamlar resmen reklam yoluyla alay ediyor. "Arabını acemiyle-kurdiyle.com Türk sat!" Allah’ım! Bize verdiğin işlek aklın fikrini, ferasetini ve hikmetini de ihsan eyle. (Âmin) Yazar Hakkında Hamdi ÖZ 15 Temmuz 2026 Geretsried-Gelting/DEUTSCHLAND |
|
|
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
| Ağanın Yanında Bohça Açılmaz - 03/07/2026 |
| evlet babaya küsüp dağa çıkılmaz. Kimse devletten zengin değildir Devletin varlık fonunda biriken servete dokunulmaz. Körü körüne zengin ve fakir düşmanlığı toplumları felakete götürür. |
| Hamdi Baba Hipodromundan Sesleniyorum - 02/06/2026 |
| Yeminimiz olsun koştukça koşanlara, kıvılcımlar saçanlara, sabah sabah akına çıkanlara! Andımız olsun tozu dumana katanlara, düşman üzerine ansızın dalanlara! |
| Sürme Kalemi ile Divan Yazılmaz - 20/04/2026 |
| Kul azar Hak yazar. Allah yazmadıkça hiçbir kişi ya da devlet başka bir toplum ve ülkeye zarar veya fayda veremez. Hepsi de kudret kaleminin yazgısıdır. |
| Bakarsan Bağ Bakmazsan Dağ Olur - 24/02/2026 |
| Dağlar arzın göğe yükselen şehadet parmaklarıdır. Allah’ın varlığına birliğine kudretine ve azametine işaret eden dağlar, ilahi iletişim hattı vahyin çekim merkezleridir. |
| Ah Fırat Minel Irak!.. - 19/01/2026 |
| Sor bakalım Celal Ağa! Ah Fırat beynel Irak, nettin Sarı gelini? Vah Yeşilırmak, nerden aldın rengini? Eyvah Dicle, niçin yıktın bendini? |
| Değirmen İki Taştan Muhabbet İki Baştan - 10/01/2026 |
| Kur’an-ı Kerim’de Allah yolunda saf bağlayarak çarpışan mücahitler taşları birbirine kurşunla kenetlenmiş sağlam binaya benzetilir. |
| Elma Dersem Çık, Armut Dersem Çıkma! - 20/12/2025 |
| Müslüman alma demesini de bilir, elma yemesini de bilir. |
| Bana Erimiş Bakır Getirin - 10/12/2025 |
| Duvar taş üzerine, cümle söz üzerine kurulur. Bir yapının sağlamlığı, kale duvarı gibi benzetme ile ifade edilirken mahkeme duvarı gibi teşbihi ise insan ilişkilerindeki soğukluğa işarettir. |
| Akşam Kabak, Sabah Kabak - 30/11/2025 |
| Kabak deyip geçmeyelim. Kabağın hikayesi çoktur. Nasreddin Hoca merhum “ayn” harfinin en iyi mahrecini davet kelimesinden çıkarmış, tecvit kaidesinden iklabı en güzel kabak kelimesinde uygulamıştır. |
Devamı |