Hüsrev ÖNDEGELEN
husrevondegelen@hotmail.com
Salavat-ı Şerifenin Fazileti
14/09/2026
Salavat-ı şerife nedir? Peygamberimiz’e (SAV) salat ve selam nasıl getirilir? Hangi durumlarda salavatı şerife getirilmelidir? Salât-ü selam getirmek için belirli bir vakit ve sayı var mıdır? Salavat-ı şerife getirmek hangi durumda farz, hangi durumda vacip, hangi durumda sünnet olur? Hz. Peygambere (SAV) Allah Teâla’nın (CC) salât etmesi, meleklerin ve müminlerin salât etmesi ne anlama gelir? Salavat-ı şerife’nin faziletinden bahsedermisiniz? Getirilen salavat-ı şerife den Efendimiz(SAV) haberdar olur mu? Getirilen salavat-ı şerifeye Efendimiz (SAV) cevap verir mi? Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (SAV) Efendimizin ismi anıldığında, duyan her müminin salavat getirmesi Allah Resulüne (SAV) duyulan saygının, muhabbetin ve bağlılığın vazgeçilmez tezahürüdür. Salât ve selâm kelimelerinden oluşan “salât-ü selâm” terkibi, Hz. Peygamber (SAV) için okunan ve Allah’ın rahmet ve selâmının onun üzerine olması dileğini ifade eden dualara denir. Salavât, salât kelimesinin çoğuludur. SALAVÂT-I ŞERİFE GETİRMEK HANGİ DURUMDA FARZ HANGİ DURUMDA VACİP, HANGİ DURUMDA SÜNNET OLUR? Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulur: “Allah ve melekleri şüphesiz Peygambere salât ediyorlar. (O hâlde) ey iman etmiş olanlar, siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selam verin.” (Ahzab, 33/56). Ayetinin gereği olarak ömürde bir defa salâvat getirmek farz, sonraları her ilk duyuşta vacip, aynı yerde tekrarlanmalarda ise sünnet olduğu ifade edilmiştir. (Kādî İyâz, II, 64 - TDV İslâm Ansiklopedisi, cilt 36. Shf 23-24 - Din işleri yüksek kurulu) HZ. PEYGAMBERE (SAV) ALLAH TEÂLA’NIN (CC) SALÂT ETMESİ, MELEKLERİN VE MÜMİNLERİN SALÂT ETMESİ NE ANLAMA GELİR? Hz. Peygambere (SAV) Allah Teâla’nın salât etmesi, rahmet etmesi; meleklerin salât etmesi, şanının yüceltilmesini dilemeleri; müminlerin salât etmesi ise, dua etmeleri anlamını ifade eder. Onun rahmete erişmesi ise, ümmeti olarak bizim rahmete erişmemiz demektir. Çünkü hayatı boyunca görüldüğü gibi onun bütün kaygısı ümmetinden ibarettir. Kur’an-ı Kerim’in Hz. Peygambere (SAV) salât-ü selam getirmeyi emreden bu âyetine binaen, geçmiş dönemlerde tanzim edilmiş pek çok salât-ü selam örnekleri vardır. Hz. Peygambere (SAV) en kısa şekilde, “Allahümme salli alâ Muhammed” veya “Sallallahü aleyhi ve sellem” ya da “Allahümme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve bârik ve sellim” diye salât-ü selam getirilir. SALÂT-Ü SELÂM GETİRMEK İÇİN BELİRLİ BİR VAKİT VE SAYI VAR MIDIR? Salât-ü selam getirmek için belirli bir vakit ve sayı yoktur. Kişi dilediği zaman ve istediği miktarda salât-ü selam getirebilir. Salât-ü selam için besmele çekme zorunluluğu da yoktur. (Din İşleri Yüksek Kurulu) Namazların dışında Resûlullah’ın adı anılınca, yazılınca, ezan dinlerken, cuma günü, mescide girince, cenaze namazında vb. vesilelerle, ayrıca yazışmalarda ve kitap hâtimelerinde Hz. Peygamber’e salâtüselâmda bulunmak müstehap sayılmıştır (Kādî İyâz, II, 67-70) NAMAZLARDA EFENDİMİZ'E SALÂT-Ü SELÂM GETİRİYORUZ O’na salât-ü selâm’da bulunmak o kadar ehemmiyetli bir ameldir ki, yalnız Allâh’a(CC) tahsis etmemiz gereken bir ibadet olan namazlarımızda bile Yüce Rabbimiz, Habîbi’ne selâm vermemize izin vermiş ve hattâ istemiştir. Nitekim namaz içinde tahiyyat esnasında: “Es-Selâmü Aleyke Eyyühe’n-nebiyyü ve Rahmetullâhi ve Berakâtüh.” diyerek “Ey Nebiyy-i Ekrem! Allâh’ın selâmı, rahmet ve bereketi Sen’in üzerine olsun.” şeklindeki selâm verişimiz, namazımızı bozmamaktadır. Hâlbuki bir başkasına namazda selâm verecek olsak, namazı iade etmemiz gerekecektir. BİLHASSA CUMA GÜNÜ DAHA ÇOK SALÂVAT GETİRİLMELİDİR Bilhassa cuma günü salât-ü selâm ile meşgul olmak, çok fazîletli bir ibadettir. Ebu’d-Derdâ -radıyallâhu anh- anlatıyor: Bir gün Rasûlullah (SAV) :“–Cuma günü bana çok salavât getirin! Zira o gün, meleklerin hazır ve şâhid olduğu bir gündür. (Alimlerimiz meleklerin cuma gününe şâhit olmasını şöyle îzah ederler: Cuma günü melekler gelir, mescitlerin kapılarında durur ve gelenleri öncelik sırasına göre yazarlar. Namaz kılanlarla musâfaha eder ve onlar için istiğfarda bulunurlar. Müminlerin diğer amellerine de şâhitlik ederler. O gün bir kişi bana salât ettiğinde onun salâtı mutlakâ bana arz edilir. Salavât getirmeyi bırakıncaya kadar bu durum böyle devam eder.” buyurdular. Ben: “–Vefâtınızdan sonra da mı?” diye sordum. Efendimiz (SAV): “–Evet, vefâtımdan sonra da! Allah Teâlâ peygamberlerin vücutlarını yemeyi yeryüzüne haram kılmıştır. Allah’ın Nebisi hayattadır ve dâimâ rızıklandırılır.” buyurdular. (İbn-i Mâce, Cenâiz, 65) SALÂT-Ü SELÂM GETİRENİN İSMİ PEYGAMBERİMİZE (SAV) ARZ EDİLİR Her salât-ü selâm getirenin ismi, Peygamber (SAV) Efendimiz’e arz edilir. Rasûlullah (SAV) buyurur: “Yeryüzünde Allâh’ın seyyah melekleri vardır. Onlar ümmetimin selâmını (ânında) bana ulaştırır.”(Nesâî, Sehv, 46) “…Bana salât-ü selâm getiriniz. Zira nerede olursanız olun, sizin salât-ü selâmınız bana ulaşır.” (Ebû Dâvûd, Menâsik, 96-97/2042) PEYGAMBER EFENDİMİZ (SAV) SALÂT GETİRENE KARŞILIK VERİR Bir mü’min, Efendimiz’e (SAV) salât ve selâm ederse Allah Rasûlü (SAV) ona daha güzeliyle (Nisâ,86) cevap verir. Bu da bir mü’mine mükâfât olarak yeter. Zira Peygamber Efendimiz’in duâsı Hak katında makbûldür, reddedilmez. Rasûlullah (sav) şöyle buyurmuşlardır: “Bir kimse bana salât-ü selâm getirdiği zaman, onun selâmına karşılık vermem için Allah Teâlâ rûhumu iâde eder.” (Ebû Dâvûd, Menâsik, 96) “Kim kabrimin yanında bana salât ederse ben onu işitirim. Kim de uzaktan salât ederse o bana ulaştırılır.” (Beyhakî, Şuab, II, 215) SALAVAT GETİRMEK CENABI HAKKIN MERHAMETİNE VE GÜNAHLARIN AFFEDİLMESİNE VESİLEDİR Rabbimizin rahmetine ve günahların affedilmesine vesiledir. Hadîs-i şerifte şöyle buyrulmuştur: “Kim bana bir defa salât-ü selâm getirirse, bu sebeple Allah Teâlâ da ona on misli merhamet eder.”(Müslim, Salât, 70) -“Kim bana bir defa salât getirirse, Allah o kimseye on defâ salât eder, on hatâsı silinir ve on derece yükseltilir.” (Tirmizî, Vitir, 21/48) SALÂVAT GETİREN KIYAMETTE, RESÛLULLAH (SAV) YAKININDA OLUR Kıyâmette Rasûlullah (SAV) kendisine salât ü selâm getirenin yanında olur. Nitekim Efendimiz (SAV) şöyle buyurur: -“Kıyâmet gününde insanların bana en yakın olanları; bana en çok salât ve selâm getirenlerdir.”(Tirmizî, Vitr,21-484) SALAVÂT-I ŞERİFE DUÂLARIN KABÛLÜNE VESİLE OLUR Rasûlullah (SAV) namazdan sonra Allâh’a hamdetmeden ve Kendisine salât-ü selâm getirmeden duâ eden bir adam gördü. Bunun üzerine: “–Bu adam acele etti.” buyurdu. Sonra o adamı yanına çağırdı ve şöyle dedi: “–Biriniz duâ edeceği zaman önce Allah Teâlâ’ya hamd ü senâ etsin, sonra bana salât-ü selâm getirsin. Daha sonra da dilediği şekilde duâ etsin.” (Tirmizî, Deavât, 64) SALÂVAT GETİREN AZÂBA UĞRAMAKTAN KURTULUR İlâhî tehdit ve azâba mâruz kalmaktan korunur. Rasûlullah (SAV) buyurur: “Yanında ismim zikredildiği hâlde bana salât-ü selâm getirmeyen kimse rahmetten uzak olsun! Ramazân-ı Şerîf’e girip de mağfiret edilmeden çıkan kimse rahmetten uzak olsun! Anne ve babası yaşlılık günlerini yanında geçirip de (onları memnûn ederek) cennete giremeyen kimse rahmetten uzak olsun!” (Tirmizî, Deavât, 100/3545) “Asıl cimri olan kimse, yanında ismim zikredildiği hâlde bana salât-ü selâm getirmeyen kişidir.” (Tirmizî, Deavât, 100/3546) “Kim bana salât-ü selâm getirmeyi unutup ihmal ederse, cennetin yolunu şaşırır.” (İbn-i Mâce, İkâmet, 25) SALAVÂT-I ŞERİFE DÜNYA VE AHİRET SIKINTILARINI GİDERİR Allah Teâlâ, Nebî’sine salât eden kulunun işlerinde ona yeter ve onun hem dünya hem de âhiret kederlerini giderir. “Yâ Rasûlâllah! Ben Sana çok salavât-ı şerîfe getiriyorum. Acaba bunu ne kadar yapmam gerekir?” diye soran sahabi Efendimize (SAV) “Duâya ayırdığım zamanın hepsinde Sana salevât-ı şerîfe getirsem nasıl olur?” deyince :«–O takdirde Allah bütün sıkıntılarını giderir ve günahlarını bağışlar.» buyurdu.” (Tirmizî, Kıyâmet, 23) Osmanlı döneminde Türkler arasında rağbet görmüş ve sevap kazanma, Hz. Peygamber’in şefaatine nâil olma, kötü huyları terkedip güzel huylarla bezenme, maddî sıkıntılardan ve günahlardan kurtulma gibi amaçlarla çokça okunmuştur (Delâilü’l- Hayrat) CAMİLERİMİZİN MİNARELERİNDEN BELLİ VAKİTLERDE SALÂ VERMEK GELENEK HALİNE GELMİŞTİR Bilhassa Türkiye’de salavat dualarının cuma, bayram ya da sabah namazı vaktinin yaklaşması gibi önemli bir zamanı ya da vefat gibi bir olayı duyurmak üzere minarelerden yüksek sesle okunması âdeti yaygındır. “Salâ vermek” şeklinde ifade edilen bu salavatların çeşitli makamlarda bestelenmiş formları da vardır. Bunlar okunuş vesilelerine göre cuma salâsı, bayram salâsı, cenaze salâsı gibi adlarla anılır. Türk kültüründe ayrıca damat donatılırken, hacı uğurlanırken ve bir başlık türü olan arakıyyenin şeyh tarafından tarikata intisap eden dervişe törenle giydirilmesini ifade eden arakıyye tekbirlemesinde salavat getirilmesi yaygın bir uygulamadır. (Diyanet İslam ansiklopedisi, cilt III, 266 - cilt 36. Shf 23-24) Bizler ümmeti olmakla şeref duyduğumuz Hz Muhammed Mustafa (SAV) Efendimize hürmet saygı ve muhabbetin ifadesi olarak mübarek isimleri her anıldığında salavat getirecek ve böylece göstereceğimiz bağlılıkla Rabbimizin rızasını Peygamberimizin (SAV) şefaatini talep edeceğiz. Allah’ım! Âlemlere rahmet olarak gönderdiğin Zâta ve onun bütün Âl ve Ashâbına, Senin rahmetine ve onun hürmetine yaraşır şekilde salât ve selâm eyle. Bize de Senden başka, hiçbir mahlûkunun merhametine ihtiyaç bırakmayacak bir şefkat ve rahmetle merhamet eyle. Allah’ım! Kalplerin tabibi ve ilâcı, bedenlerin âfiyet ve şifası, gözlerin nuru ve ışığı olan Efendimiz Muhammed’e (SAV), onun Âl ve Ashâbına salât eyle. Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e (sav) Âl ve Ashabına ağaçların yaprakları, denizlerin dalgaları ve yağmurların taneleri adedince salât, selâm ve bereketler indir! Binlerce salât, binlerce selâm sana olsun, ey Allah’ın vahyinin emin ve emanetçisi(SAV). Yazar Hakkında Hüsrev ÖNDEGELEN İlahiyatçı Araştırmacı Yazar |
|
|
Yorumlar |
| Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
| Yoga nedir? - 20/07/2026 |
| Müslüman’ın, başka bir dinin inanç ve ibadetlerine dayandığını bilerek yoga yapması caiz değildir. |
| Gök Kapılarını Açan Zikir - 24/05/2026 |
| Sahabeden biri; “Allahu ekber kebira, vel hamdü lillâhi kesira, sübhanallahi bükraten ve esila” dedi. |
| Doğruluk Cennete, Yalan Cehenneme Götürür - 17/04/2026 |
| Yüce dinimiz İslam, doğruluk ve dürüstlük dinidir. İyilik ve güzellikleri hayatın her alanına hâkim kılmayı amaçlar. |
| Ramazan Huzurun Sevincin Atmosferi - 01/03/2026 |
| Ramazan mevsimi, maddî ve manevî kirlerden temizlendiğimiz, işlediğimiz günahları terk ederek Cenab-ı Hakk'a tövbe ve istiğfar ettiğimiz kutlu bir mevsim. |
| Ölmüş Kalplerin Duası - 26/01/2026 |
| İbrahim Bin Ethem, "Kalbinizin günahlarla ölmüş olduğunu anladım. Ölmüş kalplerin duası kabul olmaz.” der. |
| Haram Miras Bölüşülür mü? - 16/12/2025 |
| Toplumda herkes bilmelidir ki haram malın zekâtı olmadığı gibi; haram yoldan elde edilen mal, varislere helal de değildir. |
| Camilerimiz ve Cemaatle Namazın Önemi - 08/11/2025 |
| Bilhassa cemaatle namaz bizim için kulluğumuzun en güzel tezahürüdür. Rabbimiz'in rızasını kazanmamızın da göstergesidir. |
| Selahaddin ve Kudüs - 03/10/2025 |
| Bizim için KUDÜS, şehir değildir. Kudüs; dindir, imandır, davadır, heyecandır, simgedir, ölçüdür. Onunla ölçeriz cihat tutkumuzu. |
| Saraybosna'dan Selamlar - 03/09/2025 |
| Şehre girdiğimizde yaşanan zulmün ve ağır tahribatın izlerini halen binalarda bulunan kurşun ve şarapnel izlerinden görmek mümkün. |
Devamı |