• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/alemdardernegi
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905326474501
  • https://www.twitter.com/alemdardernegi
  • https://www.instagram.com/alemdardernegi
  • https://www.youtube.com/alemdardernegi

Bagis

Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
Site Menüsü

Bu Alana Reklam Vermek İçin Tıklayın

Celalettin KANDEMİR
celalettinkandemir1966@gmail.com
Camilere Kadar Giren Futbolizm
07/06/2026



AVRUPA’DA FUTBOLİZME SAHNE OLAN CAMİLERİMİZ

Camilere Kadar Giren Futbolizm

 

Özet

Günümüzde futbol, sadece sahada oynanan doksan dakikalık bir spor müsabakası olmaktan çıkmış; ekonomik, kültürel, siyasal ve psikolojik boyutları bulunan küresel bir fenomene dönüşmüştür. Bu çalışma, futbolun toplumsal etkilerini, Avrupa’daki camilerde gençlerle kurduğu ilişkiyi, futbolun dinî açıdan değerlendirilmesini ve modern toplumlarda üstlendiği işlevleri ele almaktadır. Ayrıca futbolun tarihsel gelişimi, Müslüman toplumlar üzerindeki etkileri ve camilerde futbol organizasyonlarının gençler açısından doğurduğu sonuçlar tartışılmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Futbol, futbolizm, cami, gençlik, spor sosyolojisi, din-sport ilişkisi, Avrupa camileri.


Giriş

Gelinen noktada, günümüzde kitlelerin peşinden sürüklendiği fenomenlerden biri olan futbol, bu hususta zirvedeki yerini hâlâ korumaktadır.

Futbolu ve futbolizmi sadece sahada oynanan doksan dakikalık bir maçtan ibaret saymamak gerekir. Zira günümüzde büyük futbol sahalarında oynanan maçlarda seyirciler, açılan pankartlar, reklamlar ve çeşitli görsel unsurlar aracılığıyla birçok sembolik ve ideolojik mesajın da dolaşıma sokulduğu görülmektedir. Futbol, artık yalnızca stadyumlarla sınırlı kalmamakta; sosyal medya, televizyon ve dijital platformlar aracılığıyla milyonlarca insana ulaşmaktadır.


1. Futbolun Toplumsal ve Kültürel Etkileri

Örneğin İngiltere’de Liverpool FC’ de forma giyen ve başarılı performansıyla dikkat çeken Mısır’lı futbolcu Muhammed Salah’ın gol sevinçleri ve sahip olduğu dinî kimlik, taraftarlar arasında büyük bir sempati uyandırmaktadır. Bu vesileyle bazı İngiliz taraftarların kelime-i şehadet getirdiklerine dair görüntüler uluslararası organizasyonlarda sıkça gündeme gelmektedir.

Muhammed Salah Örneği ve Futbolun Dinî-Kültürel Etkisi

Bu durumun dikkat çekici örneklerinden biri de İngiltere’de yaşanmıştır. Liverpool taraftarı olan ve sosyal medya platformu Twitter’da yaklaşık 57 bin takipçisi bulunan bir taraftar hesabının sahibi, Muhammed Salah’ın sahadaki performansı, alçak gönüllü kişiliği ve gol sevinçlerindeki dinî hassasiyetlerinden etkilendiğini belirterek İslam’ı kabul ettiğini duyurmuştur. Salah’ın secde hâlindeki gol sevinci fotoğrafını paylaşan taraftar, “Salah’ın bu sezon yaptığı şey sansasyonel. Resmen İslam’a geçiyorum. Mohamed Salah alçak gönüllü olmasının yanı sıra bize gerçek anlamda başarılı bir profesyonelin nasıl olacağını öğretiyor.” ifadelerini kullanmış; ardından Arapça olarak Kelime-i Şehadet getirmiştir.

Bu örnek, futbolun yalnızca sportif bir faaliyet olmadığını; sporcuların şahsiyetleri, ahlâkî duruşları ve dinî kimlikleri aracılığıyla toplumsal ve kültürel etkiler oluşturabildiğini göstermesi bakımından dikkat çekicidir.[i]

Benzer şekilde millî futbolcumuz Arda Güler’in attığı gollerden sonra yaptığı sevinç gösterileri, kelime-i şehadet işareti yapması veya kalbine elini götürerek Allah’a tevekkül ettiğini ifade eden davranışları, özellikle gençler üzerinde dikkat çekici etkiler oluşturmaktadır.

Sahaya çıkarken besmele çekilmesi, dua edilmesi, secdeye varılması, ellerin semaya kaldırılması veya bazı İslâmî sembollerin kullanılması da geniş izleyici kitlelerinde İslam’a yönelik sempati ve merak oluşturabilmektedir.

Bütün bunlar, futbolun toplumsal psikoloji üzerindeki etkileri bağlamında değerlendirilebilir.

Nitekim spor sosyolojisi araştırmaları, popüler sporcuların yalnızca saha içindeki başarılarıyla değil, temsil ettikleri değerler, inançlar ve yaşam tarzlarıyla da taraftar davranışları üzerinde etkili olduklarını ortaya koymaktadır.


2. Avrupa Camilerinde Futbol ve Gençlik Çalışmaları

2000’li yılların başında Almanya’ya geldiğimde karşılaştığım manzara bize bazı ezberlerimizi unutturmuştu.

Birçok camide bilardo ve dart masalarının bulunması, gençleri camide ve cemaat ortamında tutabilmek, onları zararlı alışkanlıklardan uzaklaştırabilmek amacıyla düşünülmüş uygulamalardı.

Avrupa’nın birçok ülkesinde cami derneklerinin futbol kulüpleri bulunmaktadır. Düzenli olarak turnuvalar yapılmakta; hatta papazlarla imamlar arasında oynanan dostluk maçları, toplumdaki gerginlikleri azaltan sembolik faaliyetler olarak değerlendirilmektedir.

Bu yönüyle futbol, kamuoyuna verilen olumlu mesajlar bakımından önemli bir işlev görebilmektedir.


3. Futbolizm ve Modern Putlaştırma Olgusu

Dünyada aşırı ilgi gösterilen ve yoğun muhabbet beslenen her şey zamanla bir fenomene dönüşmektedir. Sanatın, müziğin ve sporun çeşitli alanlarında bunun örnekleri görülebilir.

Modern insan, zaman zaman kendi ürettiği bazı olguları aşırı yüceltmekte ve onları hayatının merkezine yerleştirmektedir. Bu durum, geçmişte insanların kendi elleriyle yaptıkları putlara aşırı anlam yüklemelerine benzetilebilir.

Özellikle 1980’lerden sonra Türkiye’de futbol ve arabesk müzik alanlarında bu tür aşırılıklar görülmüştür. “Arabeskin kralı”, “Arabeskin imparatoru”, “Futbolun ilahı”, “Ali Sami Yen Mabedi”, “Kadıköy Mabedi” gibi ifadeler bunun örnekleri arasında sayılabilir.


4. Sevgi ve Bağlılıkta Ölçü Meselesi

İnsan, her konuda olduğu gibi sevgide de nefrette de ölçülü davranmalıdır. Aksi takdirde hem maddî hem de manevî problemlerle karşılaşabilir.

Sevdiğini ölçülü sev; gün gelir nefret edeceğin tutar.

Nefret ettiğinde de ölçülü davran; gün gelir seveceğin tutar.”[ii]

Bu düstur, dengeyi kurabilmek açısından önemli bir ölçüdür.


5. Futbolizm Üzerine Bir Hatıra

Yıllar önce (1980’li Yıllar) Nevşehir İmam Hatip Ortaokulu’nda okurken, Meteris Mahallesi’nden bir grup Nevşehirsporlu taraftarla birlikte deplasman maçlarına giderdik.

Bir defasında Konya Seydişehir’de oynanacak maç için gece yarısı otobüslerle yola çıkılmıştı. Yol boyunca süren tezahüratlar, fanatik atmosfer ve maç sonrasında yaşanan olaylar, bende futbola dair olumsuz izler bırakmıştı.

Daha sonra ortaya çıkan şike iddiaları da bu olumsuz algıyı güçlendirmişti.

Ancak bu tür marjinal örnekleri genelleştirmek doğru değildir.


6. Futbolun Gençleri Camiye Çekme Potansiyeli

Bugün karşılaşılan manzara geçmişten farklıdır. Eskiden gençler maç izlemek için evden kaçarken, günümüzde bazı gençler camilerde toplu maç organizasyonlarına katılmakta ve cemaatle namaz kılmaktadır.

Bu durumun doğru yönetilmesi hâlinde futbol, gençleri camiyle buluşturan bir araç olarak değerlendirilebilir.

Avrupa’da ve Türkiye’de birçok cami bu yöntemi kullanmakta; gençlerin ilgisini cami ortamına yönlendirmeye çalışmaktadır.


7. Futbolun Sosyolojik ve Psikolojik Boyutu

İnsanların fıtratında bulunan heyecan, mücadele, seyahat ve rekabet duygularının modern dünyada futbol aracılığıyla tatmin edildiği söylenebilir.

Maçlar için günlerce sıra beklenmesi, deplasman organizasyonlarına büyük paralar harcanması ve milyonların aynı duygu etrafında birleşmesi, futbolun yalnızca bir spor olmadığını göstermektedir.

Bu nedenle futbol olgusu sosyoloji, psikoloji ve iletişim bilimleri açısından daha kapsamlı biçimde incelenmelidir.

İnsanların fıtratında var olan seyahat etmek, cihat etmek gibi bir takım adrenalin yüklü aktivitelerin, konforizmin tavan yaptığı bu modern çağda bu şekilde tatmin etmeleri bir sonucu olduğunu düşünüyorum.

Eskiden evlerde televizyon bulunmadığı dönemlerde insanlar maçları radyodan dinler, takımlarının heyecanını hayal dünyalarında yaşarlardı. Daha sonra siyah-beyaz televizyonların yaygınlaşmasıyla birlikte bu ihtiyaçlarını ekran başında gidermeye başladılar. Günümüzde ise teknolojinin ve modern konforun sunduğu imkânlar sayesinde adeta futbol sahaları evlerin içine taşınmıştır. Dev ekranlar, yüksek çözünürlüklü yayınlar ve gelişmiş ses sistemleri sayesinde insanlar kendilerini stadyum atmosferinin içerisinde hissedebilmektedir.

Bir defasında Frankfurt’ta bir gelin alma merasimine davet edilmiştim. Beşinci kattaki daireye çıktığımda beklemediğim bir manzarayla karşılaştım. Kız evinin salonunda dev bir ekran kurulmuş, önemli bir futbol maçı izleniyordu. Kadınıyla erkeğiyle herkes ekrana kilitlenmişti. Biraz sonra bir genç kız baba evinden ayrılacak, yeni bir yuvaya adım atacaktı. Bir ailenin hayatındaki en anlamlı ve duygusal anlardan biri yaşanacaktı. Fakat o sırada sanki bunların hiçbir önemi yokmuş gibiydi.

Salon hınca hınç doluydu. Güçlükle bana bir sandalye bulabildiler. Sessizce bir köşeye oturup etrafı seyretmeye başladım. İlginçtir ki uzun süre kimse dönüp de “Hoş geldiniz” deme ihtiyacı hissetmedi. Bir müddet sonra kızın babası olduğunu tahmin ettiğim bir kişi yanıma geldi ve kısa bir şekilde hoş geldiniz diyerek tekrar maçın büyüsüne kapıldı.

Üst katta maç seyri devam etti. Yaklaşık bir saat sonra damat ve beraberindekiler geldiler. Kısa bir dua yapıldı ve gelin alınıp götürüldü. O gün zihnimde kalan en güçlü hatıra düğün merasimi değil, futbolun insanların dikkatini ve duygularını nasıl bu derece kuşatabildiği olmuştu.

Futbol fanatizmi konusunda bundan daha dikkat çekici örnekler de bulunmaktadır. Nitekim Antalya’nın Elmalı ilçesinde yaşayan görme engelli Ömer Şentürk, bütün zorluklara rağmen Elmalı’dan Antalya’ya giderek takımını stadyumda izlemeyi sürdürmektedir.[iii] Bu örnek, futbolun insanlar üzerinde oluşturduğu aidiyet ve bağlılık duygusunun ne kadar güçlü boyutlara ulaşabildiğini göstermesi bakımından dikkat çekicidir.


8. Futbolun Tarihî Kökenleri

Modern futbolun kurumsal temelleri, 1863 yılında İngiltere’de kurulan Futbol Federasyonu tarafından atılmıştır.[iv]

Bununla birlikte FIFA, futbolun ilk örneklerinden biri olarak Çin’de oynanan “Cuju” adlı oyunu kabul etmektedir.[v]

Öte yandan Muhammed Hamidullah (öl. 2002), bazı araştırmalarında Arap toplumlarında da top oyunlarına benzer faaliyetlerin bulunduğunu ifade etmektedir. Bu hususta Muhammed Hamidullah, Cahiliye dönemi Mekke ve Medine’sinde oynanan “kurrek” isimli ayak topu oyunundan söz etmektedir. [vi]

Bu nedenle futbolun tarihî kökenleri konusunda farklı görüşler bulunmaktadır.


9. Futbolun Devletler Açısından İşlevi

Futbol, zaman zaman devletlerin toplumu yönlendirme, konsolide etme ve gençleri belirli alanlara kanalize etme aracı olarak da kullanılabilmektedir.

Türkiye’de özellikle 1980 sonrasında spor yatırımlarının artırılması ve gençlerin çeşitli spor faaliyetlerine yönlendirilmesi bu bağlamda değerlendirilebilir.


10. Avrupa Camilerinde Derbi Maçları ve Eleştiriler

Avrupa’da birçok camide Dünya Kupası, Avrupa Şampiyonası ve derbi maçları toplu olarak izlenmektedir.

2008-2011 yılları arasında görev yaptığım ATİB Emir Sultan Külliyesi’nde de yüzlerce genç Galatasaray-Fenerbahçe maçlarını birlikte izlemekteydi.

Ancak burada önemli olan husus, gençlerin yalnızca maç izlemekle sınırlı kalmaması; bu vesileyle eğitim, kültür, maneviyat ve sosyal gelişim alanlarında da desteklenmesidir.


11. İfrat ve Tefritten Kaçınmak

Gençlerin enerjisini doğru yönlendirmek gerekirken ifrat ve tefritten de uzak durulmalıdır.

Camilerin sadece maç izlenen mekânlara dönüşmesi doğru değildir. Futbolun gençleri camiye çekmesi bir fırsat olabilir; ancak bu fırsatın eğitim, irşat ve sosyal gelişim faaliyetleriyle desteklenmesi gerekir.

Unutulmamalıdır ki en büyük israf, zamanın boşa harcanmasıdır.


12. İslam’da Spor ve Futbolun Hükmü

Hz. Peygamber döneminde güreş, koşu, yüzme, binicilik, okçuluk ve çeşitli sportif faaliyetlerin yapıldığı bilinmektedir.[vii] Habeşlilerin mızrak oyunlarını mescitte sergilemeleri ve Hz. Peygamber’in bunları seyretmesi[viii], eğlence ve sporun belirli şartlar altında meşru görüldüğüne işaret etmektedir.

Bu çerçevede;

        Namazı ihmal ettirmemesi,

        Kumar ve bahis içermemesi,

        Ahlaka aykırı davranışlara yol açmaması,

        Tesettür ve mahremiyet kurallarını ihlal etmemesi,

        Şiddet ve düşmanlığı teşvik etmemesi

şartlarıyla futbol ve benzeri sporların caiz olduğu yönünde birçok çağdaş âlim görüş bildirmiştir.


Sonuç

Futbol, günümüzde yalnızca bir spor dalı değil; ekonomik, kültürel, psikolojik ve sosyal boyutları bulunan küresel bir olgudur.

Muhammed Hamidullah’ın ileri sürdüğü gibi futbolun kökeninin Araplara mı, yoksa modern anlamda İngilizlere mi dayandığı tartışması bir yana; asıl önemli olan, bu güçlü toplumsal enerjinin nasıl daha faydalı bir istikamette kullanılabileceğidir.

Camiler, dernekler ve eğitim kurumları futbolu bütünüyle reddetmek yerine; onu gençleri kazanma, eğitme ve topluma faydalı bireyler yetiştirme amacıyla değerlendirebilirler. Ancak bu süreçte dengeyi korumak, ifrat ve tefritten uzak durmak ve zamanı israf etmemek temel ilke olmalıdır.

“Bunu okurlarımızın takdirlerine sunuyorum.”

 

Bu vesileyle, ay-yıldızlı bayrağımızı uluslararası arenada gururla temsil eden Millî Takımımıza gönülden başarılar diliyor, üstün muvaffakiyetler temenni ediyorum.


Dr.Celalettin KANDEMIR

Herborn/ ALMANYA

07/06/2026


 

Kaynakça 

        Ahmed b. Hanbel. el-Müsned. Beyrut: Müessesetü’r-Risâle.

        Akyüz, Vecdi (ed.). Bütün Yönleriyle Asr-ı Saadet’te İslam. İstanbul: Beyan Yayınları, 1994.

        Ebû Dâvûd. es-Sünen.

        Hamidullah, Muhammed. İslam Peygamberi. Çev. Salih Tuğ. İstanbul: İrfan Yayımcılık, 1990.

        Tirmizî. es-Sünen.

        Muhammed Salah Gol Attı, İngiliz Taraftar Müslüman Oldu”. Risale Haber. Erişim 7 Haziran 2026. https://www.risalehaber.com/service/amp/muhammed-salah-gol-atti-ingiliz-taraftar-musluman-oldu-323184h.htm.

        NTV Haber. “Görme Engelli Taraftarın Antalyaspor Sevgisi”. 20 Şubat 2017.



[i] Muhammed Salah Gol Attı, İngiliz Taraftar Müslüman Oldu”, Risale Haber, erişim 7 Haziran 2026, https://www.risalehaber.com/service/amp/muhammed-salah-gol-atti-ingiliz-taraftar-musluman-oldu-323184h.htm.

[ii]  Ebu Hureyre (ra) Tirmizi, Birr, 59, 60.

[iii] NTV Haber, “Görme Engelli Taraftarın Antalyaspor Sevgisi”, 20 Şubat 2017.

[iv] Federation Internationale de Football Association (FIFA), “History of Football”. Wikipedia.

[v] FIFA, “History of Football”; ayrıca bk. The Football Association. Wikipedia.

[vi] Bkz. M. Hamidullah, İslam Peygamberi, 2/844; Akyüz, Asr-ı Saadet’te İslam, 3/508-509.

[vii] Aişe bint Ebû Bekir rivayetleri için bk. Buhârî, “Îdeyn”, 25; Müslim, “Îdeyn”, 17.

[viii] Ebû Dâvûd, “Cihâd”, 61; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 6/264; Ayrıca bkz. Vecdi Akyüz (ed.), Bütün Yönleriyle Asr-ı Saadet’te İslâm (İstanbul: Beyan Yayınları, 1994), 3/499-507.



236 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Konforizm Arafat’a Kadar Ulaştıysa… - 02/06/2026
Her ne kadar hacı adayları bu durumdan memnun olsalar da işin manevi arka planına basiret gözüyle bakıldığında, modern çağdaki bu değişimin, hatta dönüşümün çok da tasvip edilemeyeceği görülecektir.
“Uyuyan Yılan” Çin'in Geri Dönüşü - 20/05/2026
“Dünya Sisteminde Güç Kayması, Batı’nın Çöküşü, Asya’nın Yükselişi ve Türk-İslam Medeniyetinin Yeni Jeopolitiği”
Karıncanın Çağrısı: “Evinize Dönün!” - 18/05/2026
Kahvehane, Kafe Kültürü ve Müslüman Türk Toplumunda Kültürel Savrulma Üzerine Bir Değerlendirme
Saha Expo 2026 Fuarı - Yıldırımhan Füzesi Ve Hatırlattıkları - 10/05/2026
Bugün sadece Balkanlar, Afrika ve İslam coğrafyası değil; Avrupa’dan Asya’ya kadar pek çok devletin, ayyıldızlı al bayrağın temsil ettiği güven ve caydırıcılık şemsiyesi altında yer alma arayışında olduğu görülmektedir.
Cumhuriyetin Enkazinda Doğan Bir Hafiz: Üzeyir Kandemir - 05/05/2026
Bu çalışma babamın şahsında, Anadolu genelinde din eğitimi ve öğrenimini ve öğretimini sürdürülmesi, insanların inançları uğruna neleri göze alabileceğinin canlı bir hikayesidir.
İnsan, Allah Teâlâ’nın Biricik Sırrı ve Şaheseridir - 26/04/2026
İnsanın bâtınında nice sırlar gizlidir. Bu sırlar, bir aynadan seyredilir gibi ancak mânevî idrakle kavranabilir. Bu mânevî aynadan bakabilen kişi için bütün cihan müşahede edilebilir.
Sanal Dünyanın “Karanlık Mecraları”: “Dijital Sokaklar”a, Bir Hadis Perspektifinden Bakış - 22/04/2026
Günümüzde “karanlık” kavramı sadece fiziksel bir durumu değil, aynı zamanda denetimsiz ve kontrolsüz alanlarıda ifade etmektedir.
Varoluşun Anlamı: Kulluk, Aşk ve Sorumluluk - 16/04/2026
İnsanoğlunun kıymet ve değerin farkındalığını arttıracak güçlü bir niyazı, şu hakikati de ima eder: Kul olmak, insan için erişilebilecek en büyük makamdır.
Ve Lâ Gâlibe İllallah - 07/04/2026
“ABD Despotizminin İran Karşısında Mağlubiyeti ve Türkiye’nin Başat Olduğu Yeni Dünya Düzeni”
 Devamı